MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, TMFS'ye devredilip müvekkili şirkete temlik edilen alacakla ilgili ... A.Ş. ile dava dışı ... Çinko Kurşun Metal San.A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi yapıldığı, davalıların sözleşmede müşterek borçlu müteselsil kefil olduğu, kullandırılan kredi şartlarına uyulmaması üzerine ihtarname gönderildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin dava dışı asıl borçlu şirkette kısa bir süreliğine çalıştığını ve o dönemde görevi nedeniyle sözü edilen kredi sözleşmesini imzaladığını, daha sonra şirketten ayrıldığından borçtan sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, icra takip dosyasına bağlı çıkarılan ödeme emrinin iptali için icra mahkemesine başvurulduğunu, bu hususun bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre, davalılardan ... tarafından yapılan şikayet üzerine İcra Mahkemesince davalı yönünden ödeme emrinin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı bankanın diğer davalı ...'tan alacaklı bulunduğu, davalı ... aleyhine açılan davada davalının geçerli bir itirazı olmadığından davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... yönünden hukuki yarar yokluğundan davanın reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davacı .. Varlık A.Ş. vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Dairemizin 15/12/2010 tarih 2010/5077 E. 2010/17379 K. sayılı kararı ile "Yerel mahkeme kararının gerekçe bölümü ile hüküm kısmı arasında çelişki bulunmaktadır. Bu hal HUMK 388. madde hükmüne aykırılık teşkil ettiğinden anılan yasa hükmüne uygun şekilde karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davalılardan ... tarafından yapılan şikayet üzerine İcra Mahkemesince davalı yönünden ödeme emrinin iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği, benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı bankanın diğer davalı ...'tan alacaklı bulunduğu gerekçeleri ile davalı ... yönünden hukuki yarar (dava şartı) yokluğundan açılan davanın reddine, tahsilde tekerrür olmamak üzere, davalı ...'ın ... 14. İcra Müdürlüğü'nün 2006/17026 E. sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin ... yönünden 49.182,23 TL üzerinden 22.11.1999 kat tarihi ile 03.12.1999 temerrüt tarihi arasında %130 akdi faiz, 03.12.1999 tarihinden 31.01.2000 tarihine kadar % 180 temerrüt faizi, 01.02.2000 tarihinden tahsil tarihine kadar %125 temerrüt faizi yürütülerek %5 gider vergisi ile talepnamedeki %10 avukatlık ücreti ve avukatlık ücreti gider vergisi istemi çıkarılarak avukatlık asgari ücret tarifesi uygulanmak suretiyle devamına, hükmolunan kısım üzerinden hesap olunan 19.672,89 TL %40 icra inkar tazminatının davalı ...'tan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili için başlatılan icra takibine davalı kefil ...'ın itirazı üzerine açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı banka tarafından icra takibinden önce keşide edilen kat ihtarnamesi davalı ...'a tebliğ edilememiş olup, davalı ...'ın temerrüdünün icra takip tarihinde başladığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu Yargıtay denetimine elverişli değildir. Bu durumda, mahkemece konusunda uzman yeni bir bilirkişiden gerekirse banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.