MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; davalının müvekkili hakkında icra takibi başlattığını, ancak takibe konu senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin takibe konu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının kötüniyetli olarak bu davayı açtığını, imza ve yazı incelemesi yapılarak rapor alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından açılan ceza davasında takibe konu senetteki imzanın davacı eli ürünü olmadığına ilişkin polis kriminal laboratuvarı ve Adli Tıp Kurumu raporu alındığı, böylece davacının iddiasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan imza incelemesine ilişkin raporlar ceza yargılaması sırasında alınmıştır. Davalı ceza davasının derdest olduğunu savunmaktadır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 53.maddesine göre ceza mahkemesinin kesinleşmiş mahkumiyet kararları ile maddi vakıayı saptayan kararları hukuk hakimini bağlarsa da somut olayda ceza davasının kesinleşip kesinleşmediği anlaşılamadığından mahkemece ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesi ya da yeniden imza incelemesi yaptırılarak deliller hep birlikte değerlendirilip varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.