MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili; davalı yanca müvekkilleri aleyhine 129.538,00 TL alacağın tahsili amacıyla kambiyo senedine dayalı takip başlatılmış ise de toplam tutardan müvekkillerinin sorumlu bulundukları tutarın 61.000,00 TL olduğunu, takibe konu senedin taraflar arasındaki ticari ilişkiye teminat oluşturması amacıyla verildiğini belirterek müvekkillerinin davalıya 61.000,00 TL tutar üzerinden borçlu olmadığının tespitine, %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacılardan tahsilini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme kararı yeterli gerekçeyi içermemektedir. Bu durum T.C Anayasası'nın 141/3. maddesinde belirtildiği üzere “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” hükmüne aykırı olduğu gibi öte yandan HMK m. 297 maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmış olup, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu ve yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenmesi açısından gerekçenin önemli bir işlev gördüğü hususunun da gözetilmeksizin HMK m 297 maddesine aykırı biçimde hüküm tesis olunması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.