MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi ( Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete çeşitli tarihlerde satmış olduğu mallar nedeniyle oluşan bakiye alacağını tahsil edememesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, fatura içeriğindeki malların teslim edildiğine ilişkin belgelerin mevcut olduğunu, öte yandan davalının 800,00 TL ödeme yapmış olması nedeniyle bu kısmın alacak taleplerinden mahsup edildiğini belirterek 69.897,50 TL alacağa yönelik yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; tarafların defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporları ile davacının davalıdan 31.992,24 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, taraflar yeniden rapor alınmasını talep etmiş iseler de raporların birbiri ile uyumlu olması nedeniyle taleplerin reddedildiği, bunun yanında davacı şirket tarafından kesilen faturaların 5.236,72 TL'lik ve 5.486,44 TL'lik kısımları da borca dahil edilmiş ise de bu faturaların dava dışı başka şirketler adına kesilmiş olduğu, ayrıca her ne kadar davacı 31.992,24 TL'lik kısım dışında kalan malların teslim edildiğine dair irsaliyelerin incelenmesini talep etmiş ise de irsaliyelerin bir kısmında imzaların bulunmadığının tespit edildiği, dolayısıyla bu hususun ispat edilemediği, öte yandan alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itiraza konu alacağın 31.992,24 TL'lik kısmı yönünden itirazın iptaline, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan 11.05.2009 tarihli bilirkişi kök raporunda davalının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemeye göre davacıdan 133.703,86 TL değerinde emtia aldığı, buna karşılık 101.711,62 TL ödemede bulunduğu ve davacı şirkete bakiye 31.992,24 TL borçlu olduğu belirtilmiş ise de itiraz üzerine alınan 04.06.2010 havale tarihli ek raporun sonuç bölümünde dava konusu olan faturalardan 121.440,48 TL tutarındaki faturaların davacı ve davalı kayıtlarında olduğu, dava konusu faturalardan toplam 12.431,07 TL tutarındaki faturaların ise davalı kayıtlarında olmadığının tespit edildiği bildirilmiş, böylece ilk kök rapor ile anılan ek rapor arasında davalı kayıtlarındaki borç miktarı yönünden çelişki yaratılmıştır. Mahkemece bu çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru değildir.
Öte yandan davacı taraf dosyaya bir takım irsaliyeler sunmuş, yerel mahkeme gerekçesinde irsaliyelerden bir kısmında imza bulunmadığından bahsedilmiştir. Teslim alan imzası bulunmayan irsaliyeler mal tesliminin kanıtı olamaz ise de teslim alan bölümünde davalı çalışanlarından birinin imzasının bulunması halinde bu husus malın teslimini kanıtlayacağından mahkemece varsa imzalı irsaliyeler yönünden araştırma ve inceleme yapılarak deliller eksiksiz olarak toplanıp hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy