MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı ... vekili ile süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davacı banka ile dava dışı ... arasında imzalanan genel kredi sözleşmelerine davalı ... ile diğer davalıların murisi ...'ün müşterek müteselsil kefil olduklarını, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında icra takibi yapıldığını, davalı ...'in borcun tamamına, diğer davalıların ise faize itiraz ettiklerini, itirazların haksız olduğunu belirterek davalıların itirazlarının iptali ile % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ..., ... ve ... vekili, kefil olmalarına rağmen yapılan iki ayrı takipte mükerrer tahsilatı önleyici tedbir alınmadığından davalıların itiraz etmek zorunda kaldıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kabul edilen bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda davalılar ..., ... ve ... yönünden durdurulan 922,51 TL lik faiz kısmının tamamı ve davalı ... yönünden durdurulan 26.025,42 TL alacaktan 23.776,46 TL asıl alacak kısmı yönünden davacının takibinde haklı olduğu, davalıların belirlenen miktarda davacı bankaya karşı sorumlu oldukları, ancak davacı banka tarafından ayrıca yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipteki tüm alacağın tahsil edildiği, davanın konusuz kaldığı, davalı ... mirasçıları olan davalıların sadece faize itiraz ettiklerinden ve diğer davalının da sorumlu olduğu asıl alacak miktarının dayanak icra takip dosyası ile talep edilen asıl alacak miktarından daha az olduğu bilirkişi raporu ile saptandığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddinin gerektiği, yine davalının şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddinin gerektiği gerekçesiyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalı ... vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesi HUMK'nun 433.maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde düzenlenmediğinden davalı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
2-Davacının temyizine gelince, davacı bankanın icra takibinde talep ettiği asıl alacak içerisinde bulunan noter masrafı, DASK sigorta bedeli, 2 adet POS kira bedelinin hesap kat ihtarnamesinde yer almaması icra takip tarihi itibariyle söz konusu alacakların muaccel olması halinde talep edilmesine engel teşkil etmez. Bilirkişinin bu konudaki yanılgılı gerekçesine dayanılarak davalı ... hakkındaki alacak miktarının hatalı hesaplanması yerinde değildir. Bu durumda mahkemece rapora karşı yapılan itirazlar dikkate alınarak itirazları karşılar şekilde yeni rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe içeren raporun hükme esas alınması yerinde görülmediği gibi kabule göre de, davacının dava tarihindeki haklılık durumuna göre lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi isabetsiz olmuş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı lehine BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harçların istek halinde iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy