MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının kredili mevduat hesabından doğan kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekil, davacı ile imzalanmış bir kredi sözleşmesi bulunmadığını, davacı bankanın iddia ettiği miktarlarda kredi kullanılmadığını, bankaca temerrrüt faizi uygulanmasının da doğru olmadığını ileri sürerek %40 kötü niyet tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen kök bilirkişi raporuna göre; itirazın kısmen iptaline, takibin 6363.18 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %65,88 oranında faiz uygulanarak takibin devamına, %20 inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davalının kredili mevduat hesabından doğan borcunun tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi gereği iptali istemine ilişkindir. Davacı banka, dava konusu ilamsız icra takibinde takip dayanağı olarak sözleşme kat ihtarı ve hesap ekstresini göstermiş ise de kredili mevduat hesabından doğan alacağın tahsilini istemiş, yargılama sırasında sözleşme aslını veya örneğini ibraz edememiştir. Davalı ise, davacı banka ile sözleşme imzalamadığını, herhangi bir banka kartı almadığını, bu borcun nereden kaynaklandığını bilmediğini ileri sürerek akdi ilişkiyi inkar etmiştir. Bu durumda Mahkemece yapılacak iş, davacı bankanın davalının kredili mevduat hesabından dolayı alacaklı olduğunu ispatla yükümlü olduğu gözetilerek davacı bankanın ilgili şube kayıtları üzerinde konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak alacaklı olup olmadığı, davalının dava konusu edilen kredili mevduat hesabından bu parayı çekip çekmediği hususları saptanıp rapor alındıktan sonra varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar vermekten ibarettir. Bu nedenlerle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının diğer itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy