MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu senette düzenleme yeri bulunmadığından “bono” vasfını haiz olmadığını, bu nedenle görev yönünden iş bu mahkemede dava açıldığını ileri sürerek icra takibine konu senet nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda dosya kapsamı üzerinden; uyuşmazlık konusu belgede tanzim yerinin bulunmadığından bono vasfının bulunmadığı, bono unsurlarının T.T.K.nun 776. ve devamı maddelerinde düzenlendiğinden ihtilafın ticari nitelikte olduğu, T.T.K’nun 6335 sayılı Yasa ile değişik 5/3. fıkrasında Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğunun belirtildiği, bu değişikliğin 6335 sayılı Yasa’nın 38. maddesi hükmü gereğince TTK’nun yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış davalarda uygulanmayıp, sonra açılan davalar bakımından geçerli olacağı, TTK’nun 1534 maddesine göre; Yasa'nın 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girdiği gözetildiğinde iş bu davanın bu tarihten sonra açıldığı, HMK.nun 114/1-c maddesinde görev dava şartı olarak öngörülmüş olup 115. maddeye göre dava şartının yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya re'sen göz önünde bulundurulması gerektiği gerekçesiyle dava dilekçesinin HMK.nun 115/2 maddesi gereğince görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava ve takip konusu belgede “düzenleme yeri”nin bulunmaması sebebiyle davanın açıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sy. TTK'nın 776. maddesi gereği iş bu belgenin bono vasfını taşımadığı açıkça belli olduğuna göre mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken adi senet niteliğindeki belgenin bono vasfını taşıyıp taşımadığının TTK'nın 776. maddesi çerçevesinde yargılama aşamasında değerlendirileceği, bu hususta Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no'lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) no'lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.