MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ve davalılar vek. Av. ...'ün gelmiş olmasıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili lehine intifa şerhi bulunan taşınmazın maliki olduğunu, diğer davalının ise bu şirketin davacıya olan tüm borçlarını ödemeyi üstlendiğini, Rekabet Kurulu kararı gereğince müvekkilinin taşınmazdaki intifa hakkını 18.846,80 TL yatırarak terkin ettirdiğini, davalı malik lehine işlem yapıldığından tapu harçlarını ödemesi gerektiğini belirterek 18.846,22 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, taraflar arasında intifaya dair yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı ile davalı ... arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, dava dışı taşınmaz maliki tarafından davacı lehine intifa hakkı tesis edildikten sonra taşınmazın 08.08.2008 tarihinde davalı şirkete satışının yapıldığı, davacının 15.09.2010 tarihinde tapuda intifa hakkını terkin ettirdikten sonra intifa masraflarından davalıların sorumlu olduğundan bahisle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan bu bedelin tahsilini talep ettiği, BK.nun 66. maddesine göre davacının 1 sene içinde bu davayı açması gerektiği, davanın 19.09.2011 tarihinde açıldığı, sebepsiz zenginleşmenin ise 15.09.2010 tarihinde oluştuğu ve 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği, davalı tarafın süresinde zamanaşımı defiinde bulunduğu, davacı ile davalı şirket arasında sözleşme olmadığı, bu nedenle sözleşme hükümlerinin uygulanmayacağı, davalı ...'ın devir taahhütnamesinde davalı şirketin borçlarını ödemeyi üstlendiği, intifa terkin harcının bu kapsamda sayılamayacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
04.06.1958 gün 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak tarafların, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak yorumlayıp uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir deyişle; bir davada maddi olayı anlatmak taraflara, hukuki nitelendirmeyi yapmak hakime aittir (HUMK.nun madde 76, HMK madde 33).
Somut olayda, davacı ile davalı ... arasında imzalanan ve intifa hakkı tesisinin de temelini oluşturan 18.05.2010 tarihli bayilik sözleşmesinin masraflar başlığını taşıyan 36. maddesi “iş bu sözleşmenin tanzimi, tasdiki, ve uygulanması ile ilgili her türlü vergi, resim, harç ve masraflar bayiye ait olacaktır.” hükmünü içermektedir. Dosyada yer alan 10.07.2009 tarihli devir taahhütnamesi uyarınca da, davalı şirketin davacıya karşı doğmuş veya doğacak tüm borçlarını, taahhütlerini ve anlaşmalarını davalı ... üstlenmiştir. Hal böyle olunca, mahkemece anılan bayilik sözleşmesi ve devir taahhütnamesi üzerinde durularak dava zamanaşımı süresinin belirlenmesi gerekirken, olaya uygun düşmeyen sebepsiz zenginleşme nitelendirmesi ile davanın zamanaşımı süresi dolduğundan bahisle reddinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına hükmedilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy