MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ...'ın gelmiş olmasıyla diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan protokol kapsamında 22.06.2015 tarihinde sona ereceği düşüncesiyle imzalanan intifa hakkı sözleşmesi hükümleri uyarınca yapılan kalıcı yatırımların Rekabet kurulu'nun 12.03.2009 tarihli internet sayfasındaki duyurusu doğrultusunda 18.09.2010 tarihinden sonra geçersiz kalan süreye tekabül eden kısmı açısından davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek müvekkili lehine 22.06.2015 tarihine kadar geçerli olacağı inancıyla tesis edilen intifa hakkının 18.09.2010 ila 22.06.2015 tarihleri arası dönem için kalıcı teknik yatırımlar olarak ödenen bedelin 12.03.2009 tarihine kadar güncellenmiş değeri olan 36.475,00 TL.nin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca 12.03.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamış, 10.05.2012 tarihli celsede; davayı kabul etmediğini, intifa hakkı tesis edilen taşınmazın 2000 veya 2001 yıllarında bir başkasına satıldığını, 2008 yılında dava konusu alacağa dayanak sözleşmede müvekkilinin taraf olmadığını, Nurkay Ltd. Şti.nin müvekkiline ait olmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davaya konu bayiilik sözleşmesinin Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı kararında yer alan 18/09/2005 tarihinden sonraki tarih olan 28.10.2008 tarihinde düzenlendiği ve yine Rekabet Kurulunun kararında yer alan 18/09/2005 tarihinden sonra düzenlenen sözleşmelerdeki sözleşme süresi ne olursa olsun grup muafiyetinin 5 yıl süre için yer alacağının bildirilmesine rağmen 5 yıllık sürenin sonu beklenmeden, sözleşmenin davacı tarafından Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı kararı uyarınca geçersiz hale geldiğinden bahisle sona erdirildiği, sözleşmenin 14. ve 15. maddelerinde belirtilen fesih nedenlerinden biriyle sona erdirilmediği gibi, davalı tarafından haksız feshin de söz konusu olmadığı, bayilik sözleşmesinin Rekabet Kurulunun 2002/2 sayılı kararında belirtilen sürenin dolduğundan bahisle geçersiz hale geldiği gerekçesi ile sona erdirildiği, ancak Rekabet Kurulunun kararı, sözleşmenin feshini gerektirmeyip aksine Rekabet yasağı süresini ve grup muafiyetini düzenlemekte olup, sözleşmenin sona erdirilmesinde davalının herhangi bir kusuru ve sorumluluğu da bulunmadığından , sabit yatırım bedelini de iade etme yükümlülüğü bulunmayacağı gerekçesiyle subuta ermeyen davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy