MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin davalıdan 3 ayrı sözleşme ile satın aldığı büküm hattı, buncher hattı ve folyo aplikatör bedellerinin yarısını ödediği halde teslim edilen bu malların istenilen kapasite ve verimlilikte çalışmadığını, makinelerdeki arızanın giderilmediğini davalı tarafından bakiye ürün bedelinin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek öncelikle söz konusu makinelerin satışına ilişkin 3 adet sözleşmenin feshine, satım bedelinden ödenmiş olan 157.495,08 TL.nin davalı taraftan ödeme tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdadına, sözleşmelerde yazılı olan 15.433,39 TL. cezai şartın davalı taraftan dava tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile tahsiline, makinelerin çalışmaması nedeniyle uğranılan ciro ve kar kaybından dolayı şimdilik 27.071,53 TL. olmak üzere toplam 200.000 TL.nin davalıdan dava tarihi itibariyle işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu makinelerin davacıya çalışır vaziyette ve her türlü ayıptan ari olarak 09.07.2008 ve 15.07.2008 tarihlerinde irsaliyeli faturalar karşılığı teslim edildiğini, 12.11.2008 tarihli ve 308.667,97 TL. bedelli faturanın davacıya tebliğ edildiğini, davacı tarafça makinelerin ayıplı olduğuna dair ihbarda bulunulmadığını, bakiye fatura bedelinin tahsili için yapılan ilamsız icra takibine davacının itirazı üzerine ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığıyla makineler üzerinde 18.03.2010 tarihinde yapılan tespitte dava konusu makinelerden iki tanesinin çalışır ve üretimi yapar vaziyette olduğu, bir adet makinenin ise çalışabilecek durumda olduğu halde bilerek çalıştırılmadığı ve davacı tarafından sökülerek depoya kaldırıldığının tespit edildiğini, davacının üretimden vazgeçmiş olması nedeniyle bu davayı açarak kötü niyetli olarak makinelerin iadesini sağlamaya çalıştığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre; davacının davalıdan 08/03/2008 ve 09/03/2008 tarihli sözleşmelerle kablo büküm, kılıf makine ve donatımlarını satın aldığı, teslim tarihinden çok sonra makinelerden istenilen kapasite ve çalışma performansı elde edilemediği, sık sık arıza yaptığından önemli ölçüde ayıplı oldukları, 19/12/2008 ve 24/07/2009 tarihli protokollere göre davalı satıcının alıcının bildirdiği eksiklikleri kabul ettiğinden ve eksiklikleri gidermeyi taahhüt ettiğinden; muayene ve ihbar külfetini yerine getiren davacının satış konusu ürünleri iade ederek BK.205. maddesine göre sözleşmeyi feshederek ödediği 157.495,08.TL iadesi talebinde haklı olduğu, davacı cezai şart talebinde bulunmuşsa da, sözleşmeye göre cezai şartın geç teslim durumunda ödenmesi kararlaştırıldığından, ayıplı mal satışından dolayı cezai şart bedelini talep edemeyeceği, davacının zararını somut delillerle ortaya koyamadığı, satın alınan makinelerin sözleşmeye uygun olarak teslim edilmemiş olmasından dolayı hangi işleri gerçekleştiremediği , bu işlerden hangi tutarda kar kaybı oluştuğu açıkça ortaya konulup kanıtlanmadığından kar mahrumiyeti talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, taraflar arasındaki dava konusu makine satışları ile ilgili 08/03/2008 ve 09/04/2008 tarihli sözleşmelerin feshine, davacının davalıya ödediği 157.495,08. TL'nin dava tarihinden itibaren değişen ve değişecek olan avans faiz oranları uygulanmak üzere hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, dava konusu olup, davacıda bulunan makinelerin davacı tarafından davalıya iadesine, taraflara yüklenen edimlerin BK.81 maddesi uyarınca aynı anda ifasına, davacının aşan kanıtlanamayan isteminin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Davacı vekili 22.10.2013 tarihli dilekçesi ile temyizden feragat ettiğini bildirdiğinden, temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) no'lu bentte yer alan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin feragat nedeniyle reddine, (2) no'lu bentte yer alan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, davacının peşin harcının istek halinde iadesine, aşağıda yazılı onama harcının davalıdan alınmasına, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy