MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalıyla mevcut bulunan ticari ilişkisi kapsamında 10.04.2009 tarihi itibariyle davalıya 41.853.00 TL.borcu olduğu ve yapılan görüşmeler sonrasında bu borcu ve müvekkilinin davalıdan alacağı ham kumaşlara karşılık her biri 25.000 USD.bedelli toplam 175.000 USD.bedelli yedi adet bononun müvekkillerince keşide olunarak teslim edildiğini, fakat mal teslim edilmediği gibi 41.853.00 TL.cari hesap borcuyla ilgili olarak daha önce müvekkilince davalı şirkete verilen 30.000.00 TL.tutarlı müşteri çekinin davalı şirketçe müvekkili aleyhine ve yine bakiye cari hesap alacağı içinde 9.000.00 TL.nin üzerindeki bölümü karşılıksız kalan iki adet her biri 25.000 USD.olan bononun da bu bonolarda ciro yoluyla hamil bulunan diğer davalı ... tarafından müvekkilleri aleyhine ayrı ayrı takiplere konu edildiğini, davalı ...’nın diğer davalı şirketin ortağı olup, iyiniyetli hamil bulunmadığını belirterek takibe konu edilmeyen beş adet bonoyla ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesini, takibe konu olan iki adet bonodan dolayı 43.000 USD.lik bölüm yönünden borçlu olunmadığının tespitine, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla toplam 125.000 USD.tutarlı beş adet bonodan ötürü şimdilik 1.000.00’er TL.lik kısmından borçlu bulunulmadığının tespitine ve % 40 oranında tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, yargılama sırasında davanın ıslahına yönelik dilekçe sunarak 152.191.40 TL.bakımından davalılara borçlu bulunulmadığının tespitini istemiştir.
Davalı şirket vekili, bilirkişi raporuna karşı sunduğu yazılı beyanında müvekkilince davacıya satılarak teslim edilen kumaşlara karşılık 222.000 TL.müvekkilinin alacaklı olduğunu ve davacı yanın bu borca karşılık bonoları verdiğini bildirerek davanın reddini savunmuş ve % 40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, dosyadaki deliller ve davacı ıslahı gözetilerek benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacı yanca kanıtlanan davanın kabulüyle davacıların takibe konu edilen iki adet toplam 50.000.00 USD.bedelli senetlerden dolayı davacı borcunun 7.000 USD olup, 43.000 USD.lik bölümünden ve davalı elinde bulunan toplam 125.000.00 USD.tutarlı beş adet bonodan ötürü davacıların borçlu olmadıklarının tespitine, takibin iptaline takibe konu senetlerden 43.000 USD.üzerinden % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporu yeterli araştırma ve incelemeyi içermediği gibi, Yargıtay denetimine de elverişli değildir. Bu durum karşısında mahkemece taraf iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve davalı yanın bilirkişi raporuna itirazları da gözetilerek, konusunda uzman bir bilirkişiden yeniden rapor aldırılmak suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy