MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı ... tarafından bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkili ile diğer davalı ... arasında akdedilen harici taşınmaz satım sözleşmesi uyarınca teslimatta müvekkilinin davalı ...'na 20.000 TL ödemeyi kabul ettiğini, müvekkili tarafından bu borcuna karşılık olmak üzere 20.000 TL bedelli ve keşideci kısmında kendi adı, soyadı ve imzası bulunan diğer unsurları boş olan bononun verildiğini, müvekkilinin sözleşmede kararlaştırıldığı gibi 20.000 TL bedeli davalı ...'na iş bitiminde ödediğini, ancak davalı ... tarafından bononun müvekkiline teslim edilmediği gibi boş kalan kısımların doldurularak diğer davalı ...'a cirolandığını, takibe konu bononun bedelsiz olup, davalı ...'ın da bedelsiz bonoyu müvekkili aleyhine kötü niyetli iktisap ettiğini ileri sürerek icra takibine konu bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacıdan olan alacağının ödenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davaya konu bonoya ciro yoluyla hamil olduğunu, şahsi defilerin iyiniyetli hamil olan müvekkiline karşı ileri sürülemeyceğini belirterek davanın reddine ve %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, dava konusu bononun davacı ile davalı ... arasında düzenlenen harici satış sözleşmesi kapsamında düzenlendiği, sözleşmede bakiye kalan bedelin teslimat sırasında ödeneceğinin kararlaştırıldığı, taşınmazın resmi satışının davacıya yapıldığı, dolayısıyla kalan bedelin davacı yanca ödendiğinin kabulü gerektiği, aksinin davalı ... tarafından yazılı delillerle ispatlanamadığı, davacı yanca davalı hamil ...'ın dava konusu bonoyu kötüniyetli iktisap ettiğinin usulüne uygun delillerle kanıtlanamadığı gerekçeleriyle davalı ... hakkında açılan davanın kabulüne icra takibine konu 09.10.2006 keşide tarihli 27.11.2009 vade tarihli 20.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, diğer davalı ... yönünden ise açılan davanın reddine, koşulları oluşmadığından davalı yararına %40 tazminata hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı ... vekillerince temyiz edilmiştir
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davalı ...'ın senedi kötü niyetle iktisap ettiğinin kanıtlanamamış olmasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... vekilinin temyizi %40 tazminat yönündendir. Dosya içeriğinden mahkemece, davacının tedbir isteminin kabulü ile 31.12.2009 tarihinde icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesine karar verildiği ve teminatın da dosyaya yatırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davalı alacaklı lehine İİK’nun 72/4 hükmü uyarınca tazminata hükmedilmesi gerektiği halde davalı vekilinin tazminat isteminin yanılgılı gerekçelerle reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 09.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy