MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı-karşı davalı vekili; davalı-karşı davacının müvekkili ... hakkında kambiyo senetlerine özgü bir icra takibi başlattığını, ancak takibe konu senedin geçersiz olduğunu, zira müvekkili ...'ın uzun yılllardır psikiyatrik tedavi gördüğünü, kronik şizofreni hastası olduğu için temyiz kudreti olmadığını, 2009 yılında kendisine vasi atandığını belirterek söz konusu icra takibi nedeniyle müvekkilinin davalı-karşı davacıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili; takibe konu senedin düzenlendiği tarihte davacı-karşı davalının gerçekten akıl hastası olup olmadığının tespitinin gerektiğini, akıl hastası olduğu kabul edilse bile davacı-karşı davalının müvekkili aleyhine sebepsiz zenginleştiğini, zira bu senedi satın aldığı bir araç karşılığında senet lehdarına verdiğini, müvekkilinin iyiniyetli hamil olduğunu savunarak asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulü ile, müvekkilinin senet lehdarına ödediği bedel olan 41.500,00 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; birbirini doğrulayan Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas Dairesi ve Genel Kurulu'nun raporları ile, davacı-karşı davalının senedin düzenlendiği tarihte hukuki ehliyetini müessir ve kişide şuur ve hareket serbestisi ile olayları kavrayıp onlardan sağlıklı sonuçlara varabilme yeteneğini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede akıl hastalığı veya zeka geriliği tespit edilmediği, senet düzenleme tarihinde hukuki ehliyetini haiz olduğunun tespit edildiği, bu durumda davalı-karşı davacı icra takibine devam edebileceğinden karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı, bunun yanında icra takibinde 602,91 TL fazla işlemiş faiz talep edildiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davacı-karşı davalının 602,91 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine, karşı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 21.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy