MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasındaki bayiilik sözleşmesinin 2009 yılında davalı tarafından haksız yere feshedildiğini, müvekkilinin edimlerini tam olarak yerine getirmesine rağmen davalının 2009 yılının başından itibaren talebin çok altında satış yaptığını ve bölgede dağıtımı aksatarak ticari kayba yol açtığını, dağıtıma ilişkin olarak tek taraflı uygulamaya koyduğu yeni stratejilerin ülkedeki diğer bayiiler gibi müvekkilini de son derece güç durumda bıraktığını,nakit akışını olumsuz etkilediğini,haksız feshin müvekkilini zarara uğrattığını, zira müvekkilinin 25 yıl boyunca yaptığı yatırımların boşa gittiğini, davalının müvekkilinin oluşturduğu hazır satış portföyüne sahip olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacının uğradığı zararın 223.000,00 TL olduğunun tespitine ve bu zararın şimdilik 20.000,00 TL'sinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının tek satıcı veya acente olmadığını, sadece bazı bölgelerde davacıya münhasır olmayan satış yetkisi verildiğini, sözleşmenin haklı nedenle askıya alındığını, zira davacının sözleşme kapsamında satın aldığı ürünlerin bedelini ödemediği gibi ikazlara rağmen halen ödemeye yanaşmadığını, davacının müşteri portföyü oluşturduğu iddiasının da asılsız olduğunu, davacının reklam ve tanıtıma ilişkin yatırımlara hiçbir katkı sunmadığını, kaldı ki sözleşmenin haklı nedenle feshi veya askıya alınması halinde tazminat istenemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının 2009 yılı ödemelerinde aksamalar olduğu, 2011 yılında icra kanalıyla bazı tahsilatlar yapıldığı, distribütörlük sözleşmesine göre ödeme yükümlülüğünün ihlali halinde davalının sözleşmeyi derhal feshedebileceği veya ihlal giderilene kadar askıya alabileceği, bu durumda davalının sözleşmeyi askıya almasında haksız olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy