MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkilinin davalıya mal satmış olması nedeniyle cari hesaptan doğan alacağı olduğunu, bu alacağın tahsil edilmesi amacıyla başlatılan icra takibinden sonra davalının toplam 19.876,00 TL ödeme yaptığını,bir taraftan da masrafları ödememek için takibe itiraz ettiğini, davalının yaptığı ödemenin BK'nın 84.maddesi uyarınca öncelikle takibin fer'i ve masraflarına sayılması gerektiğini, icra müdürlüğünce yapılan kapak hesabına göre davalının 3.649,04 TL bakiye borcunun olduğunu belirterek itirazın bu miktar üzerinden iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; dava dilekçesinin tebliğine ilişkin belgedeki imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını,bilirkişi raporunun tebliği ile davadan haberdar olduklarını, öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, sözleşmenin ifa edileceği yer olması ve genel yetki kuralı gereğince müvekkilinin ikametgahı olan yer icra dairesi ve mahkemesinin yetkili olduğunu, müvekkili temerrüde düşürülmeden icra takibi başlatıldığını, icra takibi yapılmasında müvekkilinin kusuru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davacının sunduğu ödeme dekontlarına göre davalının ödemeleri icra takibinden sonra yaptığı, buna göre düzenlenen bilirkişi raporu ve ek raporunun hükme esas alınabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 3.546,16 TL üzerinden 3.152,62 TL'si asıl alacağı, 393,54 TL'si ferileri olmak üzere devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İtirazın iptali davalarında yetkili icra dairesinde takip yapılması dava şartlarındandır. Davalı borçlu aleyhindeki icra takibinde hem icra dairesinin yetkisine hem de borca itiraz etmiştir. Bu durumda mahkemece İİK'nın 50. maddesi uyarınca öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz incelenip somut olay bakımından dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy