MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine karşı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı-karşı davalı vek. Av. ... gelmiş, davalı karşı davacı vek .Av. ... adına çıkartılan tebligatın bila ikmal iade edilmiş ancak davacı karşı davalı vekili 05.11.2013 tarihli dilekçesi ile duruşma talebinden vazgeçtiğini bildirmesi ile incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, taraflar arasında 01.01.2005 tarihinde tek satıcılık sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin devam ettiğini, davalının sözleşmeyi ihlalle tek satıcı olunan pazara mal satıp, davacıya mal vermeyip zarara neden olduğunu, davacının kendisine yöneltilen taleplere karşı ödemezlik def’inde bulunduğunu, ancak davalının elinde bulunan teminat mektuplarını nakde çevirme hazırlığına girdiğini belirterek teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin ve davacı pazarına satım yapılmasının engellenerek davalının muarazasının men’ine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.10.2007 tarihli ıslah dilekçesi ile, teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, mevcut ticari ilişkide davalı alacağının mahsubundan sonra davalının 219.220,50 TL borcu olduğunu ileri sürerek bu tutarın ve sözleşmeye aykırı davranıştan dolayı uğranılan zararlardan şimdilik 20.000,00 TL’nin ıslah tarihinden işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı karşı davacı vekili, taraflar arasında akdedilen 01.01.2005 tarihli sözleşmenin (2) yıl süreli olup, bu sure bitiminde kendiliğinden sona erdiğini, 01.01.2007’den sonra ticari ilişkide bulunulmadığını sözleşmede davacıya tek satıcılık yetkisi verilmediğini sözleşme süresince müvekkilinin tüm yükümlerini yerine getirdiğini, davacının ihraç kaydıyla satmak üzere davalıdan teslim aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, keşide edilen ihtarnameden de sonuç alınamayınca davacının 605.900,35 USD tutarında borcu bulunduğundan teminat mektuplarının nakde çevrildiğini, elde kalan 161.000,00 USD’nin teslim edilen ürünlerin ihraç edildiğinin belgelendirilememesi ihtimaline binaen iade edilmeyeceğinin davacıya bildirildiğini belirterek davanın reddini istemiş, karşı davasında; üretici olan müvekkilinin karşı davalıya ihraç kaydıyla mal sattığını, keşide edilen ihtarnameye rağmen yasal sürede ürünün ihraç edildiğini gösteren belgeleri vermediğini, bu nedenle vergi dairelerine toplam 584.430,14 TL ödendiğini, karşı davalının ürün bedellerini ödememesi nedeniyle nakde çevrilen teminat mektuplarından sonra elde kalan 219.220,50 TL tutarındaki teminatın alacaktan mahsubundan sonra karşı davalının 365.210,00 TL borcu kaldığını bildirerek, 365.210,00 TL’nin ödeme tarihi olan 20.06.2007’den işleyecek avans faizi ile karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre, taraflar arasında (2) yıl süreli sözleşme yapıldığı, sözleşmenin (2) yılın bitiminde sona erdiği gibi sözleşmenin tek satıcılık sözleşmesi olmadığı, davalının başkasına mal satma taahhüdünün bulunmadığı davacı .... AŞ.'nin almış olduğu mal bedelini sözleşmede kararlaştırılan kesin vadede ödememekle temerrüde düştüğü, teminat mektuplarının amacının davacının taahhütlerini yerine getirmemesi halinde sözleşmeden doğan masrafları karşılaması olduğu, teminat mektuplarının paraya çevrilmesinin hukuka uygun olduğu, davacının davalıdan aldığı mal bedelini ödemezlik def’ini ileri sürüp ödememesinin şartlarının oluşmadığı, üretici olan davalı-karşı davacının malı davacı-karşı davalıya ihraç kaydıyla sattığı, sözleşmede yer alan evrakları davacı-karşı davalının davalı-karşı davacıya verme yükümünü yerine getirmemesi sonucu, vergilerin nihai yükümlüsü olan davalı-karşı davacı tarafından vergi dairelerine toplam 584.430,14 TL olarak ödenmek zorunda kalındığı, bu tutarın davacı-karşı davalıdan istenebileceği, bu tutarın davacı-karşı davalının cari hesap ekstresinde görülen alacak tutarı olan 219.220,51 TL’nin mahsubu sonrası davalı-karşı davacının alacağının 365.209,63 TL olduğu gerekçeleriyle asıl davanın sabit görülmemesi nedeniyle reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 365.209,63 TL’nin 20.06.2007 tarihinden değişen oranda avans faizi işleyerek davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy