MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı şti. Yetkili temsilcisi ... gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan davalı Şti. yetkili temsilcisinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, avans olarak verildikleri ve karşılığında mal teslim edilmediğinden bedelsiz kaldıkları iddia olunan çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar dairemizin 29.03.2011 gün 2010/10870 Esas 2011/4057 Karar sayılı kararı ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulü ile davacının dava konusu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı vekilinin imzası ile onayladığı beyan ve dilekçesi ile 5.298,66 TL alacaklı olduğuna dair herhangi bir istem ve beyanı olmadığının anlaşılması nedeniyle bu yöne ilişkin ayrıca karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan bozma ilamında “mahkemece ticari defterlerine kayıtlı olan davacının düzenlediği 5.298,66 TL’lik iade faturasından dolayı da davacının alacaklı olduğu kabul edilmişse de, davacı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen iade faturası, alacağın varlığını veya başka bir deyişle malın iade edildiğini göstermez. Davacı tarafça, iade faturası içeriği malların davalıya iade edilişi ve iade faturasının davalıya tebliğ ve teslim edildiğinin ispat edilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler üzerinde durulmadan bu miktar içinde davanın kabul edilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davacı vekili 23.07.2012 ve 16.11.2012 tarihli dilekçeleri ile mevcut delillere göre karar verilmesini istemiştir.
Davalı yan yargılamanın başından itibaren çeklerin teminat çeki olduğunu, halen alacağı bulunduğunu, alacağın ödenmesi durumunda çeklerin iade edileceğini savunmuştur.
Bu durumda davacı tarafından davalı adına kesilen ve bozma ilamında belirtilen 5.298 TL’lik iade faturasının içeriği malların davalıya iade edildiği, faturanın davalıya tebliğ edildiği hususları davacı yanca kanıtlanamamıştır. Hal böyle olunca mahkemece bu iade faturası tutarı kadar dava konusu çeklerin teminat vasfının devam ettiği gözetilerek bu miktar yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy