MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, faturaya dayalı bakiye alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı vekili; davacının 5718 sayılı MÖHUK'un 48. maddesi uyarınca teminat yatırma mükellefiyeti olduğunu, taraflar arasında Türkiye'de ortak bir iş kurulması, müşterek iş ortaklığı (joint venture) anlaşması yapılması konusunda mutabakat olduğunu, adi ortaklığa yönelik BK'nun 520. maddesi uygulanmak suretiyle anlaşmazlığın çözülmesi gerektiğini, müvekkili şirketin distribütör olmadığını, davacı şirketin siparişleri gecikmeli göndermesi nedeniyle müvekkilinin sipariş teslimlerinde sorunlar yaşadığını ve siparişlerin bir kısmının alıcılara satılamadığını, bir kısım mallarda imalat hatası olduğunu, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; Türkiye Cumhuriyeti ile Pakistan İslam Cumhuriyeti arasındaki hukuki ve ticari konularda adli yardım anlaşmasının değişik 9. maddesine göre teminat muafiyeti tanındığından, davacı şirketin Türkiye'deki adli işlemleri için teminat gösterme zorunluluğunun bulunmadığı, davacı şirketin 20.01.2009 tarihli distribütörlük sözleşmesi başlıklı belge ile ürettiği malların Türkiye'de satış ve pazarlaması için davalı şirketi distribütör olarak yetkilendirdiği, davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla davacıya 153.398,49-TL borçlu olduğu, bunun Euro karşılığının da 60.645,76 Euro olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının icra takibinde 60.307,70 Euro'ya yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan kabul edilen miktarın %40' olan 59.805,94-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy