MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı 1 yıllık hakdüşürücü süre dolduktan sonra açıldığından davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin 2008 yılı içerisinde önceden tanıdığı davadışı ...'a bankadan çekeceği 10.000-TL' lik kredi için kefil olduğunu, buna dair davalı bankada çeşitli evraklar imzaladıktan yaklaşık 10-15 gün sonra davalı ... ile davalı bankanın memurunun bazı evraklarda eksiklik olduğunu beyanla müvekkiline gelerek, birtakım evraklara imza attırdıklarını, daha sonra ... İcra Müdürlüğü' nün 2009/3584 sayılı icra dosyasından gönderilen ödeme emrini tebliğ alan müvekkilinin, ... isimli tanımadığı şahsa ve 20.000-TL üzerinden kefil olduğunu gördüğünü, müvekilinin okuma yazma bilmediğini, iradesi fesada uğratılarak ...' a kefil olduğu konusunda yanıltıldığını, ...' ın kefalet sözleşmesinde asıl borçlu olarak gözüken ... ve diğer kefil ...' ın yerine imza attığının kriminal rapor ile tespiti üzerine müvekkilinin bu durumu kesin olarak öğrenmiş olduğunu, bunun davalı banka çalışanlarının katkısı ile meydana geldiğini, sahtecilik suçundan dolayı ... 1. Asliye Ceza Mahkemesi' nce yapılan yargılamada ...' ın cezalandırılmasına karar verildiğini beyanla, hileye dayalı sözleşmesinin geçersizliği ve iptaline, müvekkilinin ... İcra Müdürlüğü' nün 2009/3584 sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya cevap vermemiş, ancak duruşmalara katılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, 818 sayılı BK 28 (6098 sayılı TBK.m. 36) uyarınca davacının dayandığı hileye dayalı davalarda 1 yıllık hakdüşürücü sürenin aldatıldığının öğrenilmesinden itibaren başladığı, hileye konu olan hususların ilk kez icra müdürlüğünden gönderilen ödeme emrinin davacıya 13/10/2009 tarihinde tebliğ edilmesi ile öğrenildiği, hilenin öğrenilmesi için ceza dosyasından alınan ekspertiz raporunu beklenmesine gerek olmadığı, davacının 15/09/2009 tarihinde icra dosyasına sunduğu itirazında, hileye dair bir beyanda bulunmadığı gibi, asıl borçlunun ... olduğunu ve borcun 20.000-TL olduğunu da belirtmiş olduğu, ceza dosyasından alınan ekspertiz raporunun öğrenme anını etkiler bir rapor olmadığı, asıl borçlu ve kredi miktarının icra dosyasından ötürü gönderilen ödeme emri ile zaten çok önceden öğrenilmiş olduğu belirtilerek, dava tarihi itibariyle TBK. 39. madde uyarınca 1 yıllık hakdüşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle hile (aldatma) sebebiyle açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy