MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında akdolunan 29.02.2008 tarihli genel kredi taahhütnamesi uyarınca davalıya ticari kredi kullandırıldığını, karşılığında rehin şerhi konulan traktörün rehnin paraya çevrilmesi yoluyla girişilen takipte davacı bankanın muvafakatıyla rehinli aracın haricen satılıp kredi borcuna mahsup edildiğini, araç üzerindeki rehnin kaldırıldığını ve rehinin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip dosyasının konusunun kalmadığını, rehinli aracın satışından sonra kalan alacak için davalı aleyhine girişilen takibe davalının itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacı bankaca rehinli aracın haricen satıldığını, ortada rehin açığı belgesi bulunmadığını, müvekkilinin eğitim durumunun kredinin akıbetini izlemeye yeterli olmadığını, davaya konu takip dosyasında sadece asıl alacağın belirtildiğini, başka belge bulunmadığını ve ayrıntı belirtilmediğini, davacının icra takibindeki dayanak belgelerle bağlı olduğunu, 23.06.2010 tarihli ödeme emrinde 18.06.2009 tarihli 36.735,39 TL asıl alacağa altı günde anaparadan daha fazla olarak 38.389,96 TL faiz işletilmesinin de yasal dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabul, kısmen reddiyle davalının takibe itirazının 70.533,28 TL’lik kısım yönünden iptaline, fazlaya dair kısım için reddine dair verilen kararın davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2012/12955 E.- 17390 K. sayılı ilamıyla mahkeme kısa kararda hüküm altına alınan alacak kalemleri (işlemiş faiz, BSMV, asıl alacak) ayrı ayrı belirtilmediği ve bu durumun HMK 297/2. maddesine aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş yine benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü kısmen reddiyle davalının takibe itirazının iptaline, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla takibin 36.276,16 TL asıl alacak, 32.625,81 TL işlemiş faiz, 1.631,31 TL faizin %5 gider vergisi olmak üzere toplam 70.533,28 TL üzerinden devamına, 36.276,16 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %36 faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 28.213,00 TL için inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Somut olayda icra takibi öncesinde davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğü kanıtlanamadığı halde mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı aleyhine temerrüt faizi hesaplanması doğru görülmediği gibi, ayrıca bu raporun yeterli hesaplama ve incelemeyi içermediği gibi Yargıtay denetimine de elverişli olmadığı görülmektedir.
Hal böyle olunca; mahkemece konusunda uzman üç kişilik bilirkişi heyetinden davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yaptırılmak suretiyle yeni bir rapor alınarak bu raporda; rehinli traktörün satışına izin verilmesi suretiyle tahsil olunan miktarın da mahsup ettirilerek bakiye asıl alacak tutarı saptandıktan sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, bozma biçimine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 09.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy