MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili aleyhine davalı ... tarafından bonoya dayalı olarak icra takibine girişildiğini, müvekkili ile dava dışı ... arasında akdedilen 01.01.2011 tarihli kira sözleşmesi ve eki niteliğinde özel şartlar ihtiva eden aynı tarihli protokolün 5. maddesi gereğince tarafların karşılıklı olarak teminat niteliğine haiz 90.000,00 TL lik bono vermesinin kararlaştırıldığını, takibe konu bononun kira sözleşmesinin ek protokolünün 5. maddesi uyarınca teminat bonosu olarak lehtar kısmı eksik bir şekilde düzenlendiğini, dava dışı ...'un kötü niyetli tutumlarından dolayı karşılıklı verilen bonoların istendiğini, ancak dava konusu bononun iade edilmediğini, bunun üzerine 19.02.2011 tarihli düzenlenen protokolde karşılıklı olarak verilen 90.000,00 TL tutarındaki bonoların geçersiz olduğunun, ayrıca dava dışı ...'un kendisinde bulunan 90.000,00 TL tutarındaki bonoyu imha ettiğini söylediğinden ileride herhangi bir alacak iddiasında bulunmayacağının, ileri bir tarihte bono ortaya çıktığında hiçbir değerinin olmayacağının ve ikinci şahıslara verilmeyeceğinin protokole derç edildiğini, bu protokole rağmen anlaşmaya aykırı olarak bononun lehtar kısmı müvekkili ile hiçbir ilişkisi olmayan davalı ... olarak doldurulduğunu ve bononun davalı ... tarafından takip alacaklısı kötü niyetli hamil davalı ...'e ciro edildiğini ileri Sürerek dava ve takibe konu bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin dava konusu bonoyu ciro yoluyla iktisap ettiğini, iyi niyetli meşru hamil olduğunu belirterek davanın reddine % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., adına dava dilekçesi ve duruşma gününü içerir usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği gibi herhangi bir cevap dilekçesi de sunmamıştır.
Mahkemece toplanan deliller doğrultusunda, davacı yanca dosyaya sunulan sözleşmeler ve protokollerde ismi geçen dava dışı ... ile davalı ciranta ve son hamil olan davalı ... arasında damat-kayınbaba şeklinde yakın akraba ilişkisi olduğu, davalı ...'un ceza yargılamasındaki ifadelerinde dava konusu bononun dava dışı ...'dan lehdar kısmı boş olarak verilen borç para karşılığında alındığını, boş olan lehdar kısmı doldurularak diğer davalı ...'e ciro edildiğini beyan ettiği, dava konusu bono ile ilgili olarak, davacı ... müşteki sıfatıyla davalılar ..., ... ve dava dışı ... aleyhine ... Cumhuriyet Başsavcılığına "bedelsiz olan senedi tahsile koymak" suç isnadı ile şikayette bulunulduğu, ... 2. Sulh Ceza Mahkemesine 2012/383 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonunda, sanıklar ve aynı zamanda iş bu davada davalı olan ... ve ... ile dava dışı ... hakkında bedelsiz senedi kullanma suçundan mahkumiyetlerine karar verildiği, kararın davalılar ... ile ... yönünden kesinleştiği gerekçeleriyle davanın kabulüne icra takibine konu 20.10.2010 tanzim, 20.12.2010 vade tarihli ve 90.000 TL bedelli bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, %40 oranındaki kötü niyet tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar ... ve ... vekilince temyiz edilmiştir
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının ... yönünden bütün davalı ... yönünden aşağıdaki bent dışındaki yerinde görülmeyen öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK’nun) 72,V hükmüne göre, borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşılması koşuluyla davalı alacaklının tazminata mahkûm edilmesi gerekir. Somut olayda ise bononun hamili olan davalı ... tarafından bonoyu düzenleyen davacı ... ile bono lehtarı olan davalı ... hakkında icra takibinde bulunulmuş olup, davalı ...'un davacı hakkında yapmış olduğu bir icra takibi bulunmamaktadır. Bu durumda İİK’nun 72,V hükmünün bu davalı yönünden somut olayda uygulanma koşulları bulunmadığı gözetilmeden davalı ...'un %40 oranında tazminata mahkum edilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davalı ... yönünden tüm diğer davalı ... yönünden sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy