MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılardan ... Bankası AŞ. vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka ile dava dışı ... Petrol Ürünleri Ltd. Şti arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine 34.000,00 TL miktar ile sınırlı olmak üzere kefil olduğunu, asıl borçlu şirketin kullandığı krediyi geri ödememesi üzerine davalı bankanın kredinin teminatı olan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını, aynı zamanda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla müvekkilinin de aralarında bulunduğu kefiller aleyhine ilamsız icra takibine giriştiğini, ilamsız icra takibinin müvekkilinin itirazı sonucu durduğunu, ancak sonradan müvekkili ile davalı banka arasında varılan anlaşma uyarınca müvekkilinin takibe itirazından vazgeçtiğini ve takibin kesinleştiğini, anlaşmanın 14.02.2011 tarihinde protokol haline getirildiğini, protokolde davalı bankanın, protokolde yer alan yükümlülükler zamanında yerine getirildiği sürece protokol kapsamındaki borçlardan dolayı müvekkili hakkında menkul ve gayrimenkul haczi uygulanmayacağını ve 34.000,00 TL üzerinden bir talepte bulunmamayı beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin protokol hükümlerine riayet ettiğini, davalı banka tarafından 12.08.2011 tarihinde icraya intikal etmiş kredi alacağının 150.000,00 TL’lik kısmını diğer davalı ...'a temlik edildiğini, davalı ... tarafından müvekkili hakkında kesinleşen ... 6. İcra Müdürlüğünün 2010/13165 sayılı ilamsız icra takip dosyasında haciz talebinde bulunulduğunu, müvekkilinin anne ve babası ile birlikte kullandığı konutundaki ev eşyalarının haczedildiğini, haciz baskısı altında müvekkili tarafından protokolün varlığından bahsedilerek ihtirazi kayıt altında 89.125,00 TL icra dosyasına ödeme yapıldığını, temlik hükümlerine göre müvekkilinin bankaya karşı haiz olduğu bütün defi ve itirazlarını temellük edene karşı da ileri sürme imkanının olduğunu, davalıların birlikte hareket ederek bilerek ve isteyerek müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin haksız haciz nedeniyle kişilik haklarının saldırıya uğradığını ileri sürerek 50.000,00 TL manevi tazminatın haksız haczin uygulandığı tarihten itibaren, 89.125,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, davacının kefili olduğu kredi borcu için hem ipoteğin paraya çevrilmesi hem de ilamsız icra takibine geçildiğini, davacının itirazı sonucu hakkında başlatılan ilamsız icra takibinin durduğunu, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/613 Esas sayılı dosyalarında itirazın iptali davası açıldığını, davacının müracaatı üzerine protokol yapıldığını, daha sonra müvekkili bankanın alacağın 150.000,00 TL’lik kısmının diğer davalı ... tarafından müvekkili bankaya ödenmesi sonucu ... 9. Noterliği'nin 12.08.2011 tarihli temliknamesi ile banka alacağının diğer davalıya temlik edildiğini, bu tarihten sonra müvekkili bankanın alacaklı sıfatının kalmadığını, bu nedenle müvekkili hakkındaki davanın husumetten reddi gerektiğini, menkul haczi uygulanması üzerine davacı yanın şikayet yoluna gitmesi gerekirken takip dosyasına parayı ödediğini, davacının itiraz ve defilerini alacaklıya karşı ileri sürmediğini, protokolü takip dosyasına sunmadığını, müvekkili tarafından diğer davalıya protokolden bilgi verildiğini, alacağa ilişkin tüm belgelerin teslim edildiğini, buna rağmen haciz yapılmasında müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, talep edilen manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, davanın, takip dosyasına ödenen paranın istirdadı ve haksız haciz nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, davacının kefili olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için davalı banka tarafından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yanısıra tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacının da aralarında bulunduğu kefiller aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, davacının icra takibine itiraz ettiği, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2010/613 Esas sayılı dosyalarında itirazın iptali davası açıldığı, davalı banka ile davacı arasında varılan anlaşma doğrultusunda, davacının itirazından vazgeçtiği, takibin kesinleştiği, anlaşmanın 14.02.2011 tarihinde protokol haline getirildiği, davalı banka tarafından banka alacaklarının 150.000,00 TL’lik kısmının diğer davalı ...' a temlik edildiği, davacının protokolün varlığından temlik alan tarafı bilgilendirmediği, protokol hükümlerine aykırı olarak ilamsız icra takip dosyası üzerinden davacının adresinde menkul haczi yapıldığı, davacının haciz baskısı altında ödemede bulunduğu, yapılan hacizden dolayı kişilik haklarının zedelendiği, her iki davalının da davacının uğramış olduğu maddi ve manevi zararlardan birlikte sorumlu oldukları, 4.000,00 TL manevi tazminatın takdir edildiği gerekçeleriyle istirdat isteminin kabulüne 89.125,00 TL'nin ödeme tarihinden manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 4.000,00 TL manevi tazminatın 20.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken müteselsilin tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı banka vekilince temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılardan ... Bankası AŞ. vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 06.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy