MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş ancak davacı vekilinin 29.07.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiğini bildirmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkilinin pancar üreticisi olduğunu, Kayseri Şeker Fabrikası aracılığı ile davalı banka şubesinden bir grup üretici ile birlikte üretici kredisi kullandıklarını, kredinin ödendiğini, müvekkilinin bankaya herhangi bir borcunun bulunmadığını, ancak davadışı ... isimli şahsın bir başka borcu nedeniyle Kayseri 6. İcra Müdürlüğü' nün 2010/4228 sayılı dosyasından müvekkili ve diğer kişiler hakkında ilamsız takip yapıldığını, takibin kesinleştiğini ve müvekkilinin Kayseri Şeker Fabrikasında bulunan alacağı üzerine haciz konularak 17.920-TL’ nin davalıya ödendiğini, esasen banka personeli tarafından hatalı şekilde, ödenen kredinin evraklarının kullanıldığını ve hatalı takip yapıldığını belirterek, müvekkilinin takip nedeniyle borcunun olmadığının tespitine, haksız olarak tahsil edilen 17.920-TL’nin haciz tarihinden itibaren işleyecek bankaların uyguladıkları en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine ve davalı aleyhine asıl alacağın %40’ı oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davadışı asıl borçlu ... arasındaki genel kredi sözleşmesine davacının da kefil olarak imza attığını, bu sözleşme uyarınca asıl borçluya kullandırılan kredinin ödenmediğini, tahsili için icra takibi başlatıldığını ve davacının borca itiraz etmemesi nedeni ile takibin kesinleştiğini beyanla, davanın reddine ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davaya konu borcun davadışı ...' e kullandırılan 15.000-TL bedelli üretici kart kredisi olduğu, bu kredinin 21/05/2009 tarihinde kullandırılmış olup, davacının kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesinin tarihinin ise 20/07/2009 olduğu, borca esas kredi sözleşme tarihinden önce kullanıldığından, davacının henüz kefaleti doğmadan önce kullandırılan kredi borcundan dolayı davacının sorumlu tutulamayacağı, davacının sözleşmeden önceki 21/05/2009 tarihli kredi borcuna da kefil olduğuna dair bir düzenleme ya da atıf da olmadığı, aksi düşüncenin TBK' nın genel işlem şartlarına da aykırı olacağı, davacının borçlu olmadığı halde bankaya 17.920-TL ödeme yapmak zorunda kalmış olduğu belirtilerek, davanın kabulü ile, Kayseri 6. İcra Müdürlüğü' nün 2010/4228 sayılı icra takibinden dolayı davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından davalı bankaya ödenen 17.920-TL' nin 11/05/2011 ödeme tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacıya verilmesine, davalı bankanın basiretli bir tacir gibi davranmaması nedeniyle davacıya %40 oranında kötüniyet tazminatı ödemesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz eden davacı vekili 29.07.2013 tarihli dilekçesi ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği ve vekaletnamesinde temyizden feragata yetkisi olduğu anlaşıldığından temyiz isteminin vazgeçme nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy