MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece davanın reddine yönelik olarak verilen 23.09.2010 tarihli ilk hüküm davacı vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 05.07.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan 2012/7053 E., 2012/11207 K. sayılı bozma ilamında "...Davacı, davalı banka tarafından dava dışı Mesut Taşgıran'a kullandırılan genel kredi sözleşmesine kefil olduğunu kabul etmiştir. Davaya konu takibe dayanak kredi sözleşmesinin bedeli bölümünün yazı ve rakamla yazılan bölümünde "1" ve "on" ifadelerinin "5" ve "elli" olarak tahrifat yapıldığı, sözleşmenin 10.000 TL bedelli olarak düzenlendiği ve sonradan tahrifatla sözleşme bedelinin ve kefalet limitinin 50.000 TL'ye dönüştürüldüğü anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, davalı kefilin sorumluluğunun, tahrifattan önceki kefalet limiti ile sınırlı olduğu, kredi sözleşmesinin her sayfasında kefilin imzasının bulunmasının zorunlu olmadığı gözetilerek, varsa davalının sorumlu olduğu borç miktarının saptanarak tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir..." denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosyada daha önce alınmış olan 16/08/2010 havale tarihli hesap bilirkişisinin raporunda, davalının kefaleti nedeniyle 10.775-TL asıl borçtan, 1.641,63-TL işlemiş akdi faiz miktarından ve 82,08-TL BSMV miktarından borçlu olduğu hesaplandığından, davacının işlemiş faiz ve BSMV yönünden talebi ile bağlı kalınarak davasının kabulüne, davalının ... 1. İcra Müdürlüğü' nün 2008/4061 sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacak olan 10.775-TL' nin %20' si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-05.07.2012 tarihli bozma kararında, davalı kefilin sorumluluğunun tahrifattan önceki kefalet limitiyle sınırlı olduğu ve davalının sorumlu olduğu borç miktarının tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği bildirilmiştir. Mahkemece, kefilin tahrifattan önceki sözleşmeden doğan sorumluluğunun 10.000-TL limitli olduğu, kefilin temerrüde düşmediği de dikkate alınarak, bu limit aşılmadan ve icra dairesindeki kısmi itiraz da dikkate alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, sorumluluk limiti üzerinde ve kısmi itiraz dikkate alınmadan bir karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy