MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmin reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirkete mal ve hizmet ifa ettiğini, bu hizmet ve mal teslimi karşılığında faturalar düzenlendiğini, alacağın tahsili için faturaya dayalı olarak ... 12.İcra Müdürlüğünün 2010/12198 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, takibe konu faturaların 3065 sayılı Kanuna göre ihraç kayıtlı olarak düzenlendiğini, sözkonusu mal ve hizmetin davalının Irak’ta bulunan inşaatına yapıldığını, bu durumun 06.10.2010 tarihli Gümrük Çıkış Beyannamesi ile sabit olduğunu, dava konusu malların davalı tarafça teslim alındığının gümrük çıkış beyannameleri ve davalı şirket yetkilisinin imzasını taşıyan belge ve bilgilerle sabit olduğunu, davalının borcu olmadığı yönündeki itirazlarının yersiz olduğunu, davalının borcunu ödediğini yazılı belgeyle ispatlaması gerektiğini belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalının %40’tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ... isimli şirket için Irak’ta başlattığı inşaatta kullanılmak üzere davacı şirketten yerinde uygulanmak şartı ile mal alımı yaptığını, dava konusu işin davacı şirket çalışanları tarafından yapılacak olan bir proje olduğunu, ancak işin projeye uygun yapılmadığından müvekkilinin müşterisi olan ... şirketi ile anlaşmazlığa düştüğünü, bunun neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, davacının zararı gidermeden, faturalar üzerinde mutakabat sağlanmadan icra takibine geçtiğini, muaccel hale gelmiş bir borcun bulunmadığını, takipte işletilmiş bulunan faizin haksız olduğunu, takibe konu faturaların ihraç kayıtlı olmasına karşın icra takibinde KDV tutarlarının dahil edildiğini, ... isimli şirket tarafından alınan malların uygulanması için müvekkili şirket tarafından işçilere 1.968,334 TL ödendiğini, davacının kötüniyetli olduğunu savunarak, davanın reddi ile davacının %40’tan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında tipik bir satış sözleşmesinin mevcut olduğu, dava konusu faturaların içeriklerinde montaj hizmeti ile ilgili bir kalemin bulunmadığı ve bu sebeple işin uygulamalı olarak kararlaştırıldığı yönündeki davalı iddialarının ispat edilemediği, davalı tarafça davacı işçisi diye belirtilen şahısların SGK kayıtlarında davacı ile irtibatlandırılamadığı, bu sebeple davalı tarafın takas mahsup taleplerinin yerinde olmadığı, davaya konu 3 adet faturanın KDV'siz toplam değerinin 22.749,23 TL olduğu, bundan davacı tarafça kabul edilen 3.000,00 TL'lik İş Bankası kanalı ile yapılan ödeme düşüldüğünde davacı alacağının 19.749,23 TL olduğu, davacı tarafça davalı işçilerine yapıldığı iddia edilen 1.968,334 TL yönünden davacı temsilcisine yöneltilen yeminin, davacı temsilcisi tarafından usulüne uygun olarak eda edilmesi sebebiyle, davalının bu miktar yönündeki ödeme ve mahsup taleplerini ispatlayamadığı, takibin kötüniyetli yapıldığının davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle; davacının davasının kısmen kabulüne, kabul edilen asıl alacak 19.749,23 TL üzerinden % 40 oranında hesaplanan 7.899,69 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalı tarafın tazminat talebinin reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle takip talebinde, takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık % 9 faiz istenilmiş olmasına ve hükmün 1. fıkrasının son cümlesinde "takip tarihine" ibaresinin " takip tarihinden itibaren" şeklinde anlaşılmasının gerekmesine göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy