MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı (temlik alan) ... Varlık Yönetim A.Ş. vek. Av. ... ile davalı vek. Av. ...'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, dava dışı ... Kimya San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.’nin davacı bankadan kullanmış olduğu krediye istinaden keşidecisi dava dışı ... Gıda İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olan çekleri ciro ederek verdiğini, kredi borcu ve çekler ödenmediğinden keşideci şirket aleyhine kambiyo takibine başlandığını, keşideci şirketin icra hukuk mahkemesine açtığı davada, keşide tarihinde şirketin ... ve ...’ın müşterek imzalarıyla temsil edildiği halde çeklerde şirkete atfen tek imza bulunduğundan şirketin çeklerden sorumlu olmadığının belirlendiğini, 50.000,00 TL bedelli, 04.03.2009 keşide tarihli çeki davalı ...’ın imzaladığının anlaşılması üzerine çek bedelinden sorumlu olduğundan aleyhine icra takibine başlandığını, bedeli ödenmediğinden sebepsiz zenginleştiğini, ancak icra takibine itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline, %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının çekleri kredi müşterisinden 03.09.2009 tarihinde aldığını, davalının bu tarihte keşideci ... Şirketini münferiden temsile yetkisi olduğundan şahsi sorumluluğu bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, çekin muhatap bankaya ibrazı tarihinden itibaren (6) aylık zamanaşımı süresi içinde davalı aleyhine takibe başlanmadığı, davalı yönünden kambiyo senedi vasfının yitirilmiş olduğu, T.T.K.’nun 730. maddesi atfıyla 589. maddesi gereğince temsil yetkisi olmadığı halde çeki tek başına imzalayan davalının çekten şahsen sorumlu tutulması için çekin zamanaşımına uğramaması gerektiği, borçlu ile davacı arasında temel bir alacak ilişkisi bulunmadığı, sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir talebin olmadığı, böylelikle davanın yasal dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinin (3.) sayfasının (4) numaralı bendinde “… davalı borçlu çekte imzası bulunması sebebiyle çekin şahsen borçlusudur. Müvekkil banka çeklerdeki ciro silsilesinden de görüleceği üzere çeklerin yetkili hamilidir. Çek borcu bugüne kadar yetkili hamil müvekkil bankaya ödenmemiş olup, çek bedeli ödenmediğinden ayrıca davalı borçlu sebepsiz zenginleşmiş bulunmaktadır. Bu nedenle davalının itirazları haksız ve yersizdir….” demiştir. Açıklanan bu beyanda davacı vekilinin sebepsiz zenginleşmeye dayandığı sabittir. Mahkemece davacı vekilinin bu talebi göz ardı edilerek davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı bir talebi olmadığı kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş davacı yanın sebepsiz zenginleşme nedenine dayandığı gözetilerek yargılama yapılıp, bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekili hazır bulunan temlik alan ... Varlık Yönetim A.Ş. yararına takdir edilen 990.00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp ... Varlık Yönetim A.Ş.’ye verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.