MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılırdan Ziraat Bankası vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece davanın, davalı banka yönünden reddine, diğer davalı bakımından kabulüne yönelik olarak verilen 21.12.2011 tarihli ilk hüküm davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 10.10.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan 2012/6736 E., 2012/14829 K. sayılı bozma ilamında "...Mahkemece, benimsenen Adli Tıp Kurumu raporu doğrultusunda senetteki borçlu imzalarının davacıya ait olmadığının belirlendiği gerekçesiyle; 1) Davacının davalı ...'a borçlu olmadığının tespitine, 2) Davalı ... Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan dolayı reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.Dava, icra takibine konu olan bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitine ilişkin olup icra takip dosyasında davalı alacaklı ... Bankası A.Ş. tarafından davacı aleyhine icra takibine geçilmiş bulunulması ve davalı bankanın yetkili hamil konumunda olması dikkate alınmaksızın bu davalı hakkında açılan davanın husumet yokluğundan dolayı reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.... " denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda bankanın yetkili hamil olduğu ve bu şekilde sözkonusu dava konusu borçtan sorumlu olduğu belirtilerek, diğer davalının yanısıra davalı banka yönünden de davanın kabulü ile, davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalıların davacıya asıl alacağın %40'ı oranında kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmiş, hüküm davalı banka vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı banka dava konusu bonoya ciro yoluyla hamil olduğundan, bonodaki borçlu imzasının davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda bulunmadığından ve bu nedenle takibinde kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden, kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmaması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin öteki temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle hükmün davalı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy