MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, tarafların uzun süreden beri devam edegelen ticari alışveriş içinde bulunduklarını, davalının müvekkili şirkete 23.01.2012 tarihi itibariyle toplam 426.000,00 TL borcunun bulunduğunu, nitekim, davalı şirketin muhasebecisinin Maliye'ye ibraz edilmek üzere düzenlediği borç mutabakat belgesinde, (FORM BA), davalı şirketin müvekkili şirkete 31.12.2011 tarihi itibariyle 426.038,34 TL borçlu olduğunu kaşe ve imzaları ile ikrar ettiğini, keza, davalı şirketin dava konusu borcu ikrar eden 03.10.2011 tarihli belgede, müvekkili şirkete verilen çeklerin karşılıksız çıkması halinde vade farkını ödeyeceğini açıkça beyan ve taahhüt ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalması şartı ile, davanın kabulü ile, müvekkili şirketin davalı şirketten alacağı olan 426.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin merkez adresinin ... olduğunu, davanın, davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiğini, öncelikle mahkemenin yetkisine itirazları olduğunu, davacının mahkeme dosyasına sunduğu faturalar ve ödeme belgelerinin gerçeği yansıtmaktan uzak olduğunu, müvekkili ile davacı arasında karşılıklı teyit edilmiş bir mutabakat belgesinin bulunmadığını, davacının, müvekkiline gönderdiği 31.12.2011 tarihli faturaya itiraz ettiklerini, davacının dosyaya sunmuş olduğu 15.09.2011 keşide ve 20.10.2011 vade tarihli 65.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olarak verildiğini, davacı ile müvekkili arasında yapılan 03.10.2011 tarihli çek değişimi ve nakit ödeme belgesine bir diyeceklerinin olmadığını, bu belge uyarınca, müvekkilinin 830.000,00 TL çeklere karşılık, vade farkını da ekleyerek davacıya 1.000.000,00 TL'lik çek verdiğini, dolayısıyla müvekkilinin edimini yerine getirdiğini ve davacıya bu çeklerle ilgili olarak bir borcunun kalmadığını, davacının sözünü ettiği alacağının aksine, davacının müvekkiline 357.838,00 TL borcu bulunduğunu, davacı ile müvekkilinin bugüne kadar yaptığı alışveriş sonucunda, davacının kesmiş olduğu fatura toplamının 3.702.017,56 TL olup, buna karşılık, müvekkilinin yapmış olduğu ödeme tutarının 4.059.855,00 TL olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosyaya sunulan 27.12.2012 tarihli "Anlaşmadır" başlıklı belgeye tarafların herhangi bir itirazının olmadığı, belgede, davacı şirketin, davalı şirket aleyhine verilen tedbir kararından 220.000,00 TL'si kadar kısmından vazgeçtiği takdirde, davalı şirketin 220.000,00 TL'yi aynı gün ödeyeceği, aksi halde, davalı şirketin, davacı şirkete 426.000,00 TL borcu olduğunu beyan, kabul ve taahhüt etmekte olup, dava dosyasındaki tüm itirazlarından vazgeçmiş sayılacağı hususunun düzenlendiği, anlaşmadır başlıklı belge uyarınca, davacı tarafın edimlerini yerine getirdiği, ancak davalı tarafın anlaşma şartlarına riayet etmediği, bu durumda, davaya konu borcu kabul etmiş sayılacağı gerekçesiyle, davanın kabulü ile 426.000,00 TL'nin dava tarihi olan 15.02.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiş olup, mahkeme kararı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 07.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.