MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı itirazın iptali - menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı karşı davalı ile davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Asıl davada davacı ... Şirketi vekili; taraflar arasında düzenlenen münhasırlık sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalı ... Şirketi'ne diğer davalı şirket aracılığıyla 200.000,00 USD ödeme yaptığını, taraflar arasında yapılan karşılıklı işlemler ve sözleşmenin 14.maddesi uyarınca müvekkilinin davalılardan bakiye 125.000,00 USD alacağı kaldığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinde davalı ... Şirketi'nin kısmi itirazda bulunduğunu, davalı ... Turizm Şirketi'nin önce borcun tamamına itiraz ettiğini, daha sonra yapılan görüşmelerde ise 7.862,00 USD borcu olduğunu kabul ettiğini ve kalan 117.138,00 USD'nin de davalı ... Şirketi'nin borcu olduğunu belirttiğini, buna göre davalılar tarafından kabul edilmeyen alacak miktarının 7.706,00 USD yani 11.899,60 TL olduğunu, davalıların ilgili yönetmelik uyarınca istenen tahsil masrafı ve faize yönelik itirazlarının da haksız olduğunu, müvekkilinin 7.706,00 USD ve tahsil masrafı olan 6.250,00 USD'den oluşan asıl alacak tutarının 21.690,41 TL olduğunu belirterek bu miktar ve bu miktara işletilen faiz üzerinden itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... Şirketi vekili; icra takibinde asıl alacağa kısmen, işlemiş faizin ise tamamına itiraz ettiklerini, zira davacının yapmış olduğu hesaplamalarla kabul ettikleri meblağdan daha fazla bir meblağı kabul edilmiş gibi göstermeye çalıştığını, ayrıca kabul edilen tutarın icra dosyasına yatırıldığını, dava konusu edilen alacak tutarını kabul etmediklerini, davacının dayandığı yönetmeliğin ise bu davayla ilgisinin olmadığını,sözleşmede faiz oranı kararlaştırılmadığını, ödeme emrinde de bu yönetmeliğe dayanılmadığını, talep edilen %120 temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu, yönetmeliklerin kanuna aykırı olamayacağını, ayrıca taraflarına gönderilen ödeme emrinde 125.000,00 USD karşılığı yerine 131.250,00 USD karşılığı olan 203.988,75 TL'nin talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asıl davada davalı ... Turizm Şirketi vekili; müvekkilinin uzun yıllardır davacı şirketin acenteliğini yaptığını, Türkiye ve İsrail arasında yaşanan olaylar nedeniyle davacının bazı otellere müşteri girişlerini iptal ettiğini ve otellerden ödediği bedeli geri istediğini, bu nedenle diğer davalının borçlu olduğunu, müvekkil şirketin borçla doğrudan ilişkisinin olmadığını, müvekkil şirketin borcun 7.862,00 USD'lik kısmını kabul ettiğini ve bu miktar için ödeme taahhüdünde bulunduğunu, davanın haksız olduğunu,ayrıca davacının faiz ve tahsil masrafları için dayandığı yönetmelik maddesinin yükümlülüklerini yerine getirmeyen ya da eş değerde hizmet sağlayamayan otelci acentaya ödenmesi gereken tazminatlar için geçerli olduğunu, davada ise tazminatın söz konusu olmadığını, zira sözleşmenin karşılıklı anlaşmayla feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı ... Şirketi vekili; davalı ... Şirketi'nin müvekkili hakkında başlatmış olduğu icra takibinde borcun 170.080,01 TL asıl alacak kısmının kabul edildiğini, bakiye kısma ve işlemiş faize tamamen itiraz edildiğini,ancak ödeme emrinde takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 120 oranında faiz işletilmesi talep edildiğinden kabul edilen borcun icra dosyasına ödenmesine kadar geçen süre için alacağa fahiş oranda faiz işletildiğini dosya borcunun 68.007,48 TL olarak hesaplandığını, sözleşmede herhangi bir faiz oranı kararlaştırılmadığını, %15 oranında faiz işletilmesi gerektiğini belirterek asıl alacak miktarı olan 170.080,01 TL'nin ödenmesi tarihine kadar yıllık % 15 oranında faiz yürütülerek borçlu olunan gerçek faiz miktarının tespitine, fahiş ve hukuka aykırı 68.007,48 TL tutarındaki faizin tespit edilecek miktar üzerindeki kısmı yönünden müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacı aleyhine tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davada davalı ... Şirketi vekili; icra takibinde uygulanan aylık %10 faiz oranı ve asıl alacağa eklenen %5 oranındaki 6.250,00 USD tahsil masrafının ilgili yönetmelik hükmüne dayanılarak talep edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; taraflar arasında düzenlenen münhasırlık sözleşmesi uyarınca davacı-birleşen dava davalısının davalı-birleşen dava davacısına ve davalıya toplam 200.000,00 USD ödeme yaptığı ve 125.000,00 USD tutarında alacaklı olduğu, davalı-birleşen dava davacısının borcun 109.439,51 USD'sini, diğer davalının ise 7.862,00 USD'sini kabul ettikleri, dolayısıyla davacı-birleşen dava davalısının 7.705,48 TL bakiye alacağının olduğu, davacı-birleşen dava davalısı tarafından gönderilen ihtaratta ödeme için 7 gün süre verildiği, taraflarca bahsi geçen yönetmeliğin ''tazminat'' başlıklı 40.maddesine göre tazminat ödemelerinin karşı tarafın talep tarihinden itibaren 30 gün içinde yapılması,bu süreden sonra yapılacak ödemelere aylık % 10 faiz ve ana borcun % 5'i oranında tahsil masrafı tahakkuk ettirileceğinin belirtildiği, davalılar tarafından yapılan kısmi itirazların haksız olduğu gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, davalıların kısmi itirazlarının iptaline, takibin itiraz edilen kısım olan 21.690,41 TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işletilen birikmiş faiz üzerinden davalı-birleşen dava davacısının sorumluluğu 20.438,79 TL faizin tamamı ile, diğer davalının sorumluluğu birikmiş faizin 13.412,95 TL'lik kısmıyla sorumlu olmak üzere devamına, davalılar aleyhine takibe konu asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına, birleşen davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasındaki faiz oranının % 120 olduğunun tespitine, icra takip dosyasında 02.05.2011 tarihi itibariyle kalan borç miktarının 64.178,75 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm davacı-birleşen dava davalısı vekili ve davalı-birleşen dava davacısı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı-birleşen dava davacısı ... Şirketi vekili hükme esas alınan bilirkişi raporuna gerekçelerini göstermek suretiyle ayrıntılı şekilde itiraz etmiştir. Her ne kadar mahkemece itiraz üzerine bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ise de ek raporda sadece hesap hatası değerlendirilmiş, adı geçen davalının itirazları değerlendirilmemiştir.
Bu durumda mahkemece davalı-birleşen dava davacısının itirazları da değerlendirilerek iddia ve savunma çerçevesinde dosyaya sunulan sözleşme ve ilgili yönetmelik hükmü de tartışılarak konusunda uzman 3 kişilik bilirkişi heyetinden ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması ve ayrıca birleşen menfi tespit davası olduğu halde bu davanın davacının borçlu olmadığı miktar varsa ''borçlu olmadığının tespiti'' şeklinde hüküm kurulması gerekirken infazda tereddüt yaratacak şekilde olumlu tespite hükmedilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı-birleşen dava davacısı ... Şirketi'nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı-birleşen dava davalısı vekilinin tüm, davalı-birleşen dava davacısı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy