MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekillerince emyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili tarafından 11/01/2011 tarihinde satın alınan ... marka minibüsün gizli ayıplı olduğunu, aracın teslim alınmasından sonra yıkanması sırasında camlardan içeriye su sızdığının tespit edildiğini, aracın birçok kez servise götürülmesine rağmen arızanın giderilemediğini ve halen su almaya devam ettiğini, bu durumun maldan yararlanmayı engellediğini belirterek aracın geri alınarak ayıpsız misliyle değiştirilmesine, bu mümkün değilse araç bedelinin ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Oto Servis Tic. Ltd. Şti. vekili; arıza şikayeti ile servise bir kere başvurulduğunu ve maldan yararlanmanın süreklilik arz etmediğini, ayıbın oluşabilmesi için 1 yıl içinde arızanın 4 defa tekrarlanması gerektiğini, araçta yasa tanımına uygun bir ayıp bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... Otomotiv Servis Tic. A.Ş. vekili; süresinde ayıp ihbarında bulunulmadığı gibi davanın da 6 aylık zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, ayrıca dava konusu araçta ayıp bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; araçtaki arızanın üretim hatasından kaynaklandığı ve gizli ayıplı olduğu, söz konusu arızanın tamirle dahi giderilemediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ayıplı malın davacı tarafından davalılara iadesine, davacı tarafça her ne kadar aracın yenisi ile değiştirilmesi terditli talep olarak ileri sürülmüş ise de, aynı aracın temini aradan geçen yıllar itibarıyla mümkün olmadığından davacının ayıplı mala ödediği 68.640,00 TL'nin aracın iade tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava satılan aracın ayıplı olduğu iddiasına dayalı olarak misliyle değiştirilmesi ya da bu mümkün olmadığı takdirde araç bedelinin ticari faiziyle birlikte tahsili istemine ilişkindir.
Davacı, davalılardan ... Oto Servis Tic. Ltd. Şti.'den satın aldığı ticari aracın cam fitillerinden su alması üzerine yetkili servise götürüldüğünü, ancak servisçe arızanın giderildiği bildirildiği halde servis sonrasında da aracın cam fitillerinden su alma hadisesinin devam ettiğinin görülmesi üzerine ayıp durumunun notere tespit ettirildiğini ve bunun sonrasında ayıp ihbarında bulunulduğunu iddia etmiştir.
Davacı tarafça ayıp durumunun noterde tespit ettirildiği tarih 07/07/2011 olup, 19/07/2011 tarihli noter ihtarnamesi ile yani ayıp öğrenildikten 12 gün sonra ihbarda bulunulmuştur.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan TTK.'nın 25/3 maddesine göre; “Emtianın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde keyfiyeti satıcıya bildirmeye mecburdur. Açıkça belli değilse alıcı emtiayı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde muayene etmeye veya ettirmeye ve bu muayene neticesinde emtianın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını muhafaza için keyfiyeti bu müddet içinde satıcıya bildirmeye mecburdur. Diğer hallerde Borçlar Kanununun 198. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları tatbik olunur”.
Yine dava tarihinde yürürlükte bulunan BK.'nın 198/2 maddesine göre; “Bunu ihmal ettiği halde mebii kabul etmiş sayılır. Meğer ki mebide adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunsun”, aynı yasa maddesinin 3. fıkrasına göre; “Bu kabilden bir ayıp sonradan meydana çıkarsa derhal bayiye ihbar edilmelidir. Aksi takdirde, mebi bu ayıp ile beraber kabul edilmiş addolunur”.
Bu durumda mahkemece ayıp durumunun noter vasıtasıyla tespitinden sonra derhal ayıp ihbarında bulunulması gerekirken 12 gün sonra ihbarda bulunulması karşısında bu sürenin derhal kavramı içinde değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve davaya etkisi tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu yönler üzerinde durulup tartışılmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy