MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 14.05.2010 tarihli sözleşmeden 658 USD, 21.10.2010 tarihli sözleşmeden9.047 USD kur farkı alacağı oluştuğunu, toplam 9.075 USD kur farkı alacağının tahsili için yapılan icra takibinin haksız itiraz nedeniyle durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmelerde satışın USD üzerinden belirlendiğini, ancak ödemelerin Türk Lirası üzerinden yapıldığını, bu nedenle davacının kur farkı bedeli talep edemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde alınacak TL çeklerine göre dolar TCMB döviz satış, kuruna istinaden en son Amerikan doları olarak hesap görüleceğinin belirlendiği, davalı tarafından imzalanıp onaylanan teklif mektubunda, satış sözleşmelerine konu malların USD üzerinden teklif edildiğinin görüldüğü, buna göre davacının kur farkı talep edebileceği gerekçesiyle davalının icra takip dosyasında 9.705 USD asıl alacağa itirazının iptaline, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşmelerde kur farkı istenebileceğine dair hüküm bulunmaktaysa da davacı düzenlemiş olduğu iki adet satış faturasında satışa konu emtianın değerini TL bazında göstermiştir. Her ne kadar vergi mevzuatı gereği faturaların TL olarak düzenlenmesi zorunlu ise de ne miktarda döviz karşılığı olduğunun faturada gösterilmesi gerekmektedir. Davacının, sadece TL bazında fatura düzenlemiş olması sözleşmenin kendisine tanımış olduğu kur farkı alacağını talep etmediğini ve tercihini TL bazında ödeme yapılması noktasında kullandığı anlamına gelir. Nitekim, davalı da daha sonradan düzenlenmiş olan kur farkı faturasını defterine kaydetmeyip iade etmiştir.
Mahkemece, bu yön üzerinde durulmadan sadece sözleşmede yer alan kur farkı alacağına dair hükme dayanılarak davanın kabulü yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy