(2004 S. K. m. 72) (6100 S. K. m. 297)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı vekili; davalının müvekkili aleyhine faturaya dayalı akaryakıt satışından kaynaklı alacağın tahsili için icra takibine giriştiğini, müvekkilinin davalıyla ticari ilişkisinin bulunmadığını belirterek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin davacıya akaryakıt sattığını, davacıdan alacaklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı aleyhine girişilen icra takibinde davalı alacaklı vekilinin icra takibinden ve alacaktan vazgeçtiklerine dair beyanda bulunması sebebiyle davanın konusuz kaldığından bahisle davanın ve tazminat talebinin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına dair verilen karar, Dairemizin 2.7.2012 tarihli, 2012/3341 E., 2012/10929 K. sayılı kararı ile, mahkemenin yargılamaya devam ederek davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre tazminat ve yargılama giderleri konusunda bir karar vermesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyma kararı üzerine davacının icra takibinin kötüniyetle yapıldığını ispat edemediği, buna karşın davalının davaya konu icra takibinden dava sırasında ihtiyarıyla vazgeçmiş olması sebebiyle davanın açılmasına sebebiyet verdiği, bu sebeple yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat talebinin reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Zira hükmün gerekçe bölümünde davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği ve bu sebeple yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği belirtildiği halde hüküm bölümünde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ve davalı lehine vekalet ücretine karar verilmiş ve böylece gerekçeyle hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. Bu hal 6100 Sayılı H.M.K'nın 297. maddesine aykırılık oluşturduğundan hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istenmesi halinde iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy