MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak (itirazın iptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı bir şahıs arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından kefil olarak imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, başka bir ticaret mahkemesinde açılan itirazın iptali davasında dosyanın görevsizlik kararıyla sulh hukuk mahkemesine gönderildiğini, ancak sulh hukuk mahkemesinin davanın süresinde açılmadığından bahisle davayı reddettiğini, bu nedenle alacak davası açmak zorunda kaldıklarını belirterek toplam 7.999,07 TL olan müvekkil banka alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın alacağın tahsili yönünde bir talebi olmadığını itirazın iptali davasının ise yasal sürede açılmadığını, ayrıca sulh hukuk mahkemesi tarafından verilen karar henüz kesinleşmeden bu davanın açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davanın icra takibine itirazın iptali ve alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, davalının davacı banka ile dava dışı asıl borçlu arasında akdedilen 10/05/2005 tarihli bireysel ürün ve hizmet paketi sözleşmesini garantör sıfatı ile imzaladığı, davalının kefalet limiti 10.000,00 TL olup talep edilen borcu kapsadığı, davacının takip tarihi itibariyle 7.563,50 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesi içeriğinden davanın alacak davası olduğu açıkça anlaşılmaktadır. Buna rağmen mahkemece nitelendirmede yanılgıya düşülerek davanın itirazın iptali davası olarak kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Mahkemece yapılacak iş davanın alacak davası olduğu gözetilerek iddia ve savunma çerçevesinde deliller toplanıp hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermekten ibaret olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy