MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan 17/12/2011 tarihli sözleşme gereğince davalının sözleşme konusu işletmede sadece müvekkil şirketin pazarladığı ürünleri satmayı, diğer rakip ürünleri satmamayı ve bulundurmamayı, reklam niteliği taşıyan mamul ve malzemelerini kullanmamayı, bu sözleşme hükmüne uymaması halinde 10.000,00 USD cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini ifa ettiği halde, mahkeme vasıtasıyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu davalının işletmede müvekkil şirketin pazarladığı ürünleri satmadığı ve bulundurmadığının, rakip ürünlerin satışını yaptığının ve reklam niteliği taşıyan mamul ve malzemelerini kullandığının tespit edildiğini belirterek sözleşme hükümlerini ihlal eden davalıdan 10.000,00 USD cezai şartın fiili ödeme günündeki TL karşılığının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; dava konusu sözleşmeyi ve talep edilen cezai şartı kabul etmediğini, sözleşmede sözleşme tarihinin gelecekteki bir tarih olan 17/12/2013 olduğunun yazılı olduğunu, bunun mümkün olmadığını, eski ve boş olan sözleşmenin sonradan doldurulduğunu, ayrıca cezai şartın da fahiş olduğunu ve tenkisinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; mahkeme vasıtasıyla yapılan incelemede davalının işletme tabelasında ''...'' markasının yazılı olduğu, iç giriş kapısı kısmında da aynı markanın yazılı olduğu, fıçı bira olarak tabir edilen bira markasının da ''...'' olduğunun tespit edildiği, sözleşmenin 17/12/2011 başlangıç ve 17/12/2013 bitiş tarihli olduğu, sözleşmenin en sonunda ''17/12/2013 tarihinde sözleşmenin yapılmış olduğu''na ilişkin kısmın sehven yazıldığının anlaşıldığı, sözleşmenin geçerliliğine etki etmediği, davalının tacir olduğu ve basiretli davranması gerektiği dikkate alındığında davalının sözleşmenin bazı hükümlerinin sonradan doldurulduğu yönündeki savunmasına itibar edilemeyeceği, ayrıca 6102 sayılı TTK'nın 22.maddesine göre tacir olan davalının cezai şartın tenkisini talep edemeyeceği, davacının talebinde haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy