MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mah. Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menf tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı banka ile diğer davalı ... Telekomünikasyon Şirketi arasında akdedilen 16/06/2008 tarihli kredi sözleşmesine müvekkillerinin de müşterek borçlu ve müteselsil kefil olduğunu, müvekkillerinin bahse konu sözleşmeye teminat olarak kredi borcunu karşılayacak şekilde ipotek de tesis edilmiş olması nedeniyle kefil olduklarını, kredi borcu ödenmediğinden gerek müvekkilleri aleyhinde ilamsız takip yapıldığını ve gerekse de diğer borçlular hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, ancak müvekkillerinin bahse konu ipoteğin gerçekte var olmayan bir taşınmaz üzerine tesis edildiğini öğrendiklerini, zira ipoteğin konulmuş olduğu bağımsız bölümün projede mevcut olup fiilen mevcut olmadığını, müvekkillerinin esaslı hataya düşürüldüklerini beyanla, kredi sözleşmesindeki kefilliklerinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, kredi sözleşmesinin düzenlendiği tarih itibari ile hata ve hileye dayalı 1 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Diğer davalı şirkete yapılan tebligata rağmen davaya cevap vermediği anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacıların 16/06/2008 tarihli 100.000-TL tutarındaki kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıkları ve kefalet sözleşmesinin geçerlilik koşulu olan yazılı şekilde ve kefilin sorumlu olacağı miktarın belirli olması koşullarının mevcut olduğu, borcun doğumunda herhangi bir sakatlığın veya hukuka aykırılığın olmadığı, ipotek tesisinin de üst sınır ipoteği olarak taraflarca usulune uygun olarak yapıldığı, ipoteğe konu bağımsız bölümün tapu kayıtlarında da kayıtlı olarak gözükmekte olup ipoteğin varlığını hukuken geçerli olarak sürdürmekte olduğu, davacının iddialarının ipoteğin geçerliliğini etkilemeyeceği gibi, geçerli olarak verilmiş kefaleti de ortadan kaldırmayacağı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 24.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.