MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının müvekkili şirket ile arasındaki bayilik sözleşmesi gereğince müvekkilinin bayii olarak çalışmakta iken, sözleşme gereğini yerine getirmemesi ve cari hesap borçlarını ödememesi nedeniyle müvekkilinin sözleşmeyi 28.02.2009 itibariyle feshettiğini, sözleşmeye göre davalı şirketle beraber şirket ortaklarının da mütelesilen sorumlu olduklarını beyanla, davalının cari hesap borç toplamı olan 44.536-TL' nin sözleşmenin feshi tarihinden itibaren işletilecek reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davalı ...' ın diğer davalı şirket ortaklığından 14.06.2004' de ayrıldığını, bayilik sözleşmesinin imzalandığı tarihte bu davalının herhangi bir ortaklık sıfatının bulunmadığını, bayilik sözleşmesindeki imzanın şirket yetkilisi tarafından verilen vekaletnameye istinaden davalı ... tarafından atıldığını, davalı ...' in davada taraf olarak gösterilmesi hatalı olduğundan davanın husumetten reddinin gerektiğini, ayrıca davacının sözleşme gereklerini yerine getirmediğini, ürün iadelerini kayıtlarından düşmediğini, yapılan ödemeleri de hesaplara intikal ettirmediğini, ticari defterlerde bu durumun belli olduğunu belirterek, davalı şirket bakımından da davanın esastan reddine ve davacı aleyhine %40' dan aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacının kendisi lehine kesin delil niteliğinde bulunan ticari defter kayıtlarına göre davalıdan 44.758,07-TL alacaklı bulunduğu, bunun aksinin davalı tarafça iddia ve ispat edilemediği, davalı tarafın borçlu bulunmadığına dair herhangi bir belge ibraz etmediği gibi ticari defterlerini de yapılan ihtara rağmen sunmadığı, bu sebeple akdi ilişkinin ve alacak iddiasının davalı şirket yönünden ispatlandığı belirtilerek, taleple bağlı olmak üzere davanın davalı şirket yönünden kabulüne, diğer davalı yönünden ise; davalının sözleşmenin yapıldığı sırada davalı şirket ortaklığından ayrılıp hisselerini de devretmiş olduğu, sözleşmeyi aldığı vekaletnameye istinaden davalı şirket adına imzaladığı, bu nedenle şahsi herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davanın bu davalı bakımından reddine, davalı tarafın talep ettiği kötüniyet tazminatının ise alacak davası olması sebebiyle reddine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... yönünden dava reddedildiği halde, kendisini vekille temsil ettiren bu davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı ... yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy