MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiş ancak 10.04.2013 tarihli ek kararla HMK'nun 346. maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu kararda davacı vekilince temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında faturalara konu malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de bakiye borcun ödenmediğini, aleyhine girişilen takibe davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı yanca satılan ambalaj malzemelerinin ayıplı çıkması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ve davacıya bir borcu bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuş ve %40 oranında tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece; benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davalı yanca satıma konu malların ayıplı olduğuna dair savunmanın kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazın iptaliyle takibin devamına, koşulları oluşmadığından davacının tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyizi üzerine davacı vekilince katılmalı şekilde temyizi sonrasında mahkemece davacı katılmalı temyizin süresinde olmadığından bahisle ek karar verilerek reddedilmesi üzerine davacı vekilince bu ek kararda temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin katılmalı temyiz isteminin reddine dair mahkemece verilen ek kararın temyiz incelemesine geçildiğinde; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin davacı vekiline 04.04.2013 tarihinde tebliği üzerine davacı vekilince temyiz harcı da yatırılmak suretiyle aynı gün 04.04.2013’de katılma yoluyla temyiz dilekçesi sunulduğu dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmış olmakla isabetli görülmeyen ek kararın kaldırılarak davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz isteminin değerlendirilmesi gerekmiştir.
3- Davacı yanca takibe konu edilen alacağın likit (muayyen, belirlenebilir, hesap edilebilir) bulunduğu gözetilmeksizin yanılgılı gerekçeyle icra inkar tazminatı isteminin reddinde isabet görülmediğinden hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle Yerel mahkemenin ek kararının kaldırılmasına (3) nolu bentte açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy