MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacılar vekili; müvekkillerinin davalıdan aldıkları mallara karşılık bir kısım çekler keşide ederek verdiğini, müvekkillerinin işlerinin bozulması üzerine tarafların bir araya gelerek borcu yeniden yapılandırdıklarını, yeni mal siparişi verildiğini, o an davalı yanında olmadığı belirtilen çeklerin iadesi karşılığında ve satın alınan tüm malların toplamı tutarında senetler düzenlenerek davalıya verildiğini, ancak çeklerin henüz iade edilmediğini, senetlerden dört tanesinin bedelinin ödendiğini, bu arada yeni mal siparişi verildiğini ve buna karşılık dava konusu iki adet senedin davalıya verildiğini, davalının iade etmesi gereken çekleri icra takibine konu ettiğini, dava konusu iki adet senedin karşılığı olan mal müvekkiline teslim edilmediği halde bedelsiz kalan bu iki adet senedin de icra takibine konu edildiğini belirterek iki adet senedin dayanak yapıldığı icra takibi nedeniyle müvekkillerinin davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davacının icra takibine konu borcun çok üzerinde borcunun olduğunu, davacının bugüne kadar ödeme yapmadığı gibi herhangi bir ödeme planı da sunmadığını, davacının gerek cari hesap gerekse takibe konu senetler nedeniyle borçlu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; takibe ve davaya konu senetlerin hangi ticari alışverişe ait olduğunun anlaşılamadığı, senetlerin sebepten bağımsız olduğu, kaldı ki lehe delil vasfı olan her iki tarafın ticari defterlerine göre davalının davacı şirketten alacaklı olduğu, davacı defterlerine göre 25/02/2008 tarihinden sonra davacı şirketin davalıdan mal almadığı, takibe ve davaya konu senetlerin tanzim tarihlerinin 23/02/2008 olduğu, davacı tarafın yemin deliline dayanmayacağını belirttiği, dolayısıyla davacıların takibe ve davaya konu senetler nedeniyle davalıya borçlu oldukları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 11.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy