MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Dava, davacının kefili olduğu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun tahsili için davalı tarafından başlatılan takipler nedeniyle 106.302,14 TL borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; davacının taraflar arasındaki yapılandırma protokolündeki hesaplamaya göre taksit ödemelerini yapmadığı ve borcunu belirtmediği, protokolün 4/m maddesinde taksitler vadesinde ödenmediği takdirde önceden başlatılan yasal takiplere devam edileceğinin düzenlendiği, davacının iş bu dava süresince de hiçbir ödeme yapmadığı, davacının kendisinin uymadığı protokole, davalının uymasını istemesinin hakkın kötüye kullanımı olduğu iş bu davanın konusunun protokol hükümlerinin uygulanması neticesinde davacının borçlu olup olmadığının tespiti olup, davacının protokol hükümlerine göre ödemesini devam ettirmediğinden davanın reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, dava dışı ...'ın davalı banka ile imzalanmış olduğu 17.05.2005 tarihli genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduğu, kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle davalı bankaca kredi borçlusu ve kefili aleyhine ... 5. İcra Müdürlüğü'nün 2009/8915 Esas ve aynı İcra Müdürlüğü'nün 2009/8919 Esas sayılı dosyaları ile 28.05.2009 tarihinde takibe geçildiği bu takip devam ederken taraflar arasında 23.02.2010 tarihli ödeme protokolünün yapıldığı ve davacının bu protokol gereğince 25.07.2011 tarihine kadar protokolde belirtilen taksit tutarlarını düzenli olarak ödediği, 25.02.2011 tarihinde 6111 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra davacının davalı Bankaya ... 9. Noterliği'nin 25.08.2011 ve aynı noterliğin 22.09.2011 günlü ihtarnamelerini keşide ederek 6111 sayılı Yasa gereğince TESK Konfederasyonu ile bankalar arasında kredi borçlarının yapılandırılmasına ilişkin protokolden yararlanmayı talep ettiği davalı bankanın bu ihtarnamelere herhangi bir cevap vermediği, ancak anılan Yasadan davacının yararlanamayacağını iddia ettiği, bunun üzerine davacı yanca işbu davanın açıldığı, davanın açılmasından sonra davalı bankaca, 08.03.2012 günlü mail ile davacıya söz konusu yasa gereğince yapılandırma yapılabileceğinin bildirilmesine rağmen davacının icabet etmediğinin iddia edildiği dosya içeriği ile sabittir.
Yukarıda yapılan açıklamalar gözetildiğinde mahkemece yapılması gereken iş, davacının 6111 sayılı Yasa gereğince davalı banka ile TESK arasında yapılan protokolden yararlanacağı kabul edilerek, konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınıp, davacının borç miktarı saptanarak varılacak uygun sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy