MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı birleşen menfi tespit-alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, asıl dosyada hakkında başlatılan icra takibine dayanak genel kredi sözleşmesinden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığını belirterek menfi tespit isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı ... vekili, genel kredi sözleşmesinin kefili hakkında yapılan icra takibinin vaki itiraz üzerine durduğunu belirterek alacağının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davalı ... vekili davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, icra takibine konu alacağın dayanağı olan genel kredi sözleşmesinde davacının kefil olarak imzasının bulunmadığı, davacının kefil olduğu sözleşmenin yenilendiği ve başka kefillerin imzasıyla yeni bir kredi sözleşmesi imzalandığı, borcun bu yeni sözleşmeden kaynaklandığı gerekçeleriyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-birleşen dosyada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Menfi tespit davasının davalısı Banka tarafından ... 7’nci İcra Müdürlüğünün 2009/24107 E. sayılı dosyasından yapılan takibe dayanak olarak, ... Bankası ile 22.2.2007 tarihinde imzalanmış genel kredi sözleşmesi ibraz edilmiş olup, davacı ... vekili tarafından bu icra takibine yönelik olarak menfi tespit davası açılmıştır. Takip konusu sözleşmede davacının imzasının bulunmaması nedeniyle menfi tespit davasının kabulünde bir isabetsizlik bulunmamakta ise de davalı-birleşen dosyada davacı banka tarafından, birleşen ... 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/964 E, sayılı dosyasında davacı-birleşen davada davalı ...’ün kefalet imzasını taşıyan 23.3.2006 tarihli ... ile imzalanmış genel kredi sözleşmesine dayanarak ...’e karşı alacak davası açmıştır. Bu durumda mahkemece, davalı-birleşen davada davacının ... ile imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden ...’den bir alacağının bulunup bulunmadığı araştırılıp, konusunda uzman bilirkişiden bu hususta denetime elverişli rapor alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi suretiyle varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekir. Bu yön göz ardı edilerek yetersiz bilirkişi raporuna göre yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davacı-birleşen dosyada davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; menfi tespit davasının davalısı çektiği kat ihtarnamesi ile talepte bulunmuş, bu ihtara karşı ... vekili cevabi ihtarıyla müvekkilinin ... Bankası ile imzalanmış bir genel kredi sözleşmesine kefil olmadığını bildirmiş, buna rağmen Yapı ve Kredi Bankasının taraf olduğu genel kredi sözleşmesine dayanarak davacı hakkında icra takibinde bulunulmuştur. Bu durumda menfi tespit davasının kabulü hâlinde, İİK’nun 72’nci maddesinin 5’inci fıkrasına göre, takip alacaklısı bankanın takibinde haksız ve kötüniyetli olduğunun kabulü ile davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ile bu istemin reddedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ayrıca birleşen alacak davasının reddine karar verilmesi halinde, davalı lehine nisbi vekâlet ücretine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı-birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) numaralı bentte gösterilen sebeple davalı-birleşen dosyada davacı (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı-birleşen dosyada davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harçların istek halinde iadesine, 26.11.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.