MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; davalı adına tescil edilen gümrük beyannamesi kapsamındaki malın 09/06/2003 tarihinden itibaren müvekkil şirket antreposunda bekleme ücretinin 10.438,00 TL olduğunu, buna ilişkin düzenlenen fatura ve mektubun davalıya gönderildiğini, ancak davalı tarafından iade edildiğini ve ücretin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin de davalının malın gümrüğe terk edildiği yönündeki haksız itirazı ile durduğunu, malın gümrüğe terk edilmesinin ardiye ücretini sona erdirmeyeceğini, müvekkilinin malın gümrük işlemleri tamamlanana kadar malı muhafaza etmekle yükümlü olduğunu ve yükümlülüğünü yerine getirdiğini, Gümrük Kanunu'nun 101.maddesi uyarınca malın antrepoda kalış süresinin sınırsız olduğunu, davalı bilgi vermediği sürece sözleşmenin devam ettiğini, davalının ithal ettiği malla ilgili olarak gümrük işlemlerini gereği gibi tamamlamadığını ve malın antrepoda beklemesine kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davanın konusunun kira alacağı olması nedeniyle zamanaşımı süresinin 5 yıl olduğunu, müvekkilinin gümrük müdürlüğüne yasal sürede malın ithal edilemeyeceğine ilişkin dilekçeyi 10/07/2003 tarihinde verdiğini, dolayısıyla zamanaşımı süresinin dolmasından sonra icra takibine girişildiğini, sorumluluğun gümrük idaresinde olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca davacının ithal edilmeyeceğini bildiği mallar için 6 yıl sonra bu davayı açmakta kötüniyetli olduğunu, davacının kendi kusurundan istifade edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; davalı tarafça yurt dışından getirilen dava konusu malın standartlara uygun olmadığının tespiti üzerine davalının gümrük müdürlüğüne verdiği dilekçe ile malın gümrüğe terk edilmesini talep ettiği, gümrük idaresince düzenlenen 23/10/2008 tarihli tespit tahakkuk belgesinin incelenmesinde malın davalının talebi üzerine gümrüğe terk edildiği tarih itibariyle tasfiye hükümlerine tabi tutulmadığının, 5 yıl 4 ay gibi uzun bir süre sonra süre bitimi gerekçe gösterilerek tasfiye hükümlerine tabi tutulduğunun anlaşıldığı, davacının antreposunda muhafaza ettiği mallara tekabül eden ücreti eşya sahibi olan davalıdan talep edebileceği, malın zamanında gümrük idaresince tasfiye hükümlerine tabi tutulmamasından kaynaklanan zararın idareye başvuru hakkı saklı kalmak kaydıyla davacının hakkını talep etmesine engel teşkil etmeyeceği, davalının mal üzerindeki tasarruf hakkının ortadan kalktığı 23/10/2008 tarihine kadar davacının hak ettiği antrepo ücretinin 4.313,30 Euro karşılığı 9.411,75 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy