MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 06.12.2011 tarihli ilk hüküm Dairemizin 25.09.2012 tarih ve 2012/2298 E-2012/13505 Karar sayılı ilamı ile taraflar yararına bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma ilamında; "...Dava, davalı bankanın kullanılan kredilerin teminatı olarak verilen bonolara istinaden yapılan takiplerden, ... aracılığıyla kullanılan vadesi gelmeyen borç nedeniyle 433.389,71-TL üzerinden harca esas değer gösterilerek açılan menfi tespit davasıdır. Davanın açılış şekli, dava dilekçesi içeriği ve harca esas değer dikkate alındığında, dava sadece ... kaynaklı krediden borçlu olmadığının tespitine ilişkindir. Ne var ki, mahkemece davacı yanın, davalı bankadan kullandığı diğer krediler de katılmak suretiyle 750.000-TL üzerinden değerlendirilerek dava sonuçlandırılmış olup, bu durum HMK 26 (eski HUMK 74) maddesine aykırılık teşkil eden talep aşımı olduğundan hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir...." denilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, dosyadaki kanıt ve belgeler ile bilirkişi raporlarına göre, davacının, ... kaynaklı kredi kullanımından dolayı 433.388,71-TL borçlu olmadığını iddia ettiği, oysa bu miktardan daha fazlası olan 206.521,39 EURO karşılığı 437.536,21 TL-borçlu bulunduğu, bu nedenle açılan menfi tespit davasının yerinde olmadığı, diğer yönden taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmeleri ile dosyadaki kanıt ve belgelere göre, davalı bankanın kredi alacağını krediyi kullandıran ...'a ödemeden davacı kredi borçlusundan talep edebileceği belirtilerek, davanın reddine ve davalı bankanın icra inkar tazminatı isteminin de yasal şartları bulunmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle birbirini doğrulayan oluşa ve dosya içeriğine uygun bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.