MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Mahkemece davanın kabulüne yönelik olarak verilen 08.12.2010 tarihli ilk hüküm davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 12.06.2012 tarihli kararı ile bozulmuştur. Hükmüne uyulan 2012/83 E., 2012/9958 K. sayılı bozma ilamında "...Davacı vekili, ... 13. İcra Müdürlüğü'nün 2007/5474 E. sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine altı adet faturaya istinaden 45.789,84 TL. asıl alacak, 5.145,16 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 50.935 TL alacağın tahsili istenilmiş, itiraz üzerine de itirazın iptali istemli işbu dava açılmış, davalı ise taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan borcun müşteri çekleri ve iade faturaları ile ödendiğini savunmuştur. Davacı vekili, 08.02.2008 havale tarihli replik dilekçesinde davalarının 30.972,16 TL kısmından feragat ettiklerini, davanın 14.817,68 TL asıl alacak ve işleyecek faizi ile birlikte devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı yan, davacının replik delikçesine karşı ödenmediği iddia edilen 4.600 TL'lik çek bedelinin 16.10.2007 tarihli ödeme makbuzu ile haricen ödenerek çek aslının geri alındığını, dava konusu iade malların ise davacının yetkili antreposuna teslim edildiğini (önceki mal teslimlerindeki gibi) bildirmiştir. Açıklanan hususlar yeterince irdelenmeden ve itiraza uğrayan bilirkişi raporu hükme dayanak yapılmak suretiyle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir...." denilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, dosya kapsamındaki belgeler ve bozma sonrası alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında uzun yıllara yayılan ticari ilişkide malların alımının ve iadesinin dava tarihine kadar davadışı Turnas Antrepo Şirketi aracılığıyla yapıldığı, antrepo sahibinin alınan beyanında, iade konusu malların davalı tarafça antrepoya bırakıldığını ve davacının da buradan alması gerektiğini belirttiği, davalının iade konusu mallarda artık sorumluluğunun bulunmadığı, davacının 2006 yılına ait ticari defterlerinin delil vasfının bulunmadığı, ayrıca 4.600-TL' lik çekin davalı tarafça ödendiği, buna dair ödeme makbuzu bulunduğu ve çek aslının davalı tarafça geri alındığı, davacı tarafın yargılamanın devamı esnasında 30.972,16-TL' lik taleplerinden feragat ettiklerini bildirdiği, kalan 14.817,68-TL' lik alacak yönünden ise, iade faturasının gerçeği yansıttığı ve 4.600-TL' lik çekin de haricen ödenmesi sonucunda, davacının icra takip tarihi itibari ile davalıdan bir alacağının kalmadığının sübuta erdiği belirtilerek, ispat edilemeyen davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin ise yapılan yargılama ile bu neticeye varıldığından ve davacının kötüniyetle takip başlattığı da davalı tarafça ispatlanamadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy