MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının, müvekkilinden değişik tarihlerde akaryakıt satın aldığını, faturaların tamamının irsaliyeleri ile birlikte imza karşılığında teslim edildiğini, davalının 35.793,88 TL tutarındaki borcunu ödemediğini, hakkında başlatılan icra takibinde de borca itiraz ettiğini, itirazın kötüniyetli olduğunu, belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili duruşmadaki beyanında, taraflar arasında geçmiş tarihlerde akaryakıt alım satımının olduğunu, ancak, icra takibine konu edilen cari hesap dökümünde gösterilen akaryakıt alışverişinin bulunmadığını, takibe konu akaryakıtın müvekkili tarafından teslim alınmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, akaryakıt teslimini ispat yükünün davacıya ait olduğu, “teslim alan” kısmında Bünyamin ..., ... ve ...’in isim ve imzaları bulunan 78 adet veresiye takip fişindeki akaryakıtla ilgili olarak; teslim alan bu kişilerin davalı ortak ve temsilcileri oldukları, imzalara yönelik de herhangi bir itiraz ileri sürülmemiş olması nedeniyle 78 adet veresiye takip fişindeki akaryakıtın davalıya teslim edildiğinin kabul edildiği, 28.108-TL tutarındaki ödeme düşüldüğünde davalının takip tarihi itibari ile borcunun 11.300,45-TL olduğunun anlaşıldığı, diğer fişlerdeki akaryakıtın teslim edildiğinin davacı tarafça ispat edilemediği belirtilerek, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne, davalının ... 1.İcra Müdürlüğü'nün 2008/10122 sayılı dosyasındaki 11.300,45-TL asıl alacağa itirazının iptaline, fazlaya ilişkin isteğin ve davalı takipten önce temerrüde düşürülmemiş olduğundan işlemiş faize yönelik isteğin reddine, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden ve takibin haksız ve kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden, her iki taraf vekilinin de tazminat isteklerinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, iddiasının delili olarak herbirinin altında teslim alan isim ve imzaları bulunan veresiye fişleri sunmuştur. Mahkemece, davalı şirket ortağı ve yetkilisi oldukları anlaşılan kişilerin imzaladıkları veresiye fişlerindeki akaryakıtın davalıya satılıp teslim edildiğinin kanıtlandığı kabul edilmiş, bunların dışındaki veresiye fişleri altında imzası bulunan kişilerin ise SGK kayıtlarına göre davalı çalışanı oldukları kanıtlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm oluşturulmuştur. Sadece SGK araştırması ile yetinilerek böyle bir sonuca varılması doğru değildir. Kaldı ki, mahkemenin kabulünde olan veresiye fişlerinden birinde yazılı ... plakalı araca hem şirket ortağı olan ... hem de mahkemece şirket çalışanı olarak kabul edilmiş bulunan ...' nün akaryakıt almış olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece, açıklanan bu yönler üzerinde yeterince durularak, mahkemenin kabulünde olmayan veresiye fişleri altında isim ve imzaları bulunan kişilerin davalı çalışanları olup olmadığı hususunda daha geniş ve ayrıntılı inceleme yapılarak, deliller eksiksiz olarak toplanıp hepbirlikte değerlendirilmek suretiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davacı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına peşin harcın istek halinde iadesine, 26.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy