MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ihalenin feshinin geçersizliğinin tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, müvekkili ile davalı kuruma bağlı ... Hurda Müdürlüğü arasında teresubat ve ahşap kamyon kasa hurdası malzemesinin ihale usulü ile satılması sonucunda sözleşme imzalandığını ve müvekkilinin kati teminat mektubunu davalı kuruma verdiğini, müvekkilinin ihaleyle kendisine satılan malzemenin teslimini davalı kurumdan talep ettiğini, ancak kurum yetkililerinin ihale olunan malzeme üzerine yanlışlıkla demir çelik hurdası döküldüğünü ve hurdaların temizlenmesi akabinde malzemenin teslim edileceğini bildirdiğini, 01/03/2012' de davalı kurumun teslimata başladığını ve müvekkilinin malzemeyi taşımaya başladığını, 07/03/2012 tarihinde yüklenen hurda malzemelerde yapılan kontrolde içerisinde demir çelik parçalarının bulunduğundan bahisle davalı kurum tarafından müvekkili aleyhinde tutanak tutulup, buna istinaden de 03/04/2012' de sözleşmenin iptal edildiğini, bakiye malzeme bedeli ile kati teminatın da irat kaydedildiğinin müvekkiline bildirildiğini, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2012/7 D.iş sayılı dosyasından mahallinde tespit yaptırdıklarını, bu raporla da saptandığı üzere, davalı kurumun önceden yanlışlıkla döktüğü demir-çelik hurdası tam ayıklanmadığından bu malzemenin satın alınan malzemeye karışmış olduğunu beyanla, ihalenin haksız olarak feshedildiğinin tespitine, 9.900-TL kati teminatın ve 66.000-TL ihale bedelinin müvekkiline iadesine, mahrum kalınan kardan şimdilik 100-TL' nin tahsiline, tüm alacaklar için 07/03/2012 olan fesih tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, akabinde mahrum kalınan kar yönünden talebini ıslahla 64.335-TL' ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, teresubat ve kamyon kasa hurda malzemesinin ihale usulü ile davacıya satıldığını, davacının ahşap kamyon kasalarını yüklemesinden sonra yapılan kontrolde yükün altında ayrıca tezgah hurdası, bilgisayar kasası hurdası ve alüminyum hurdasının başka sahadan yüklendiğinin tespit edildiğini, kurumlarınca sehven üzerine demir çelik malzemesi dökülenin teresubat malzemesi olup, ahşap kamyon kasalarının üzerine böyle bir malzeme dökülmediğinden bu malzemelerle karışma ihtimalinin olmadığını, tespit raporunun muğlak olduğunu, tutanakla saptadıkları malzemelerin çok daha farklı özelliklere sahip olması nedeniyle diğer malzemelerle karıştırılmasının mümkün olmadığını, değer itibariyle de büyük fark bulunduğunu, fesih işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, mahallinde yapılan keşif sonucunda makine mühendisi bilirkişi tarafından verilen rapor, mahkemenin gözlemi ve tanık anlatımlarına göre; davalı kurumun kendi kabulünde olduğu üzere davacının almış olduğu malzemenin üzerine yer darlığından ötürü bir başka malzemenin döküldüğü, dökülen malzemenin ayıklama işinin tamamlanmasından sonra malzemenin davacıya teslimine başlandığı, davacının satın almış olduğu malzeme ile diğer malzemelerin bulunduğu alanın birbirine 10-12 m mesafede olup, yükleme yapan ekskavatörün ise 6-7 metreye uzanabileceğinden bir başka malzemenin yüklenmesinin mümkün bulunmadığı gibi, keşifte davacıya ait kamyon içerisinden çıkan bir kısım malzemenin aynı alanda bulunan bir başka kişiye ihale edilen hurda malzeme içerisinde de bulunmaması gerektiği halde bulunduğunun gözlemlendiği, malzeme içerisinden çıkan yabancı maddelerin ayıklanması gibi bir durumun sözleşmede belirtilmediği gibi davacının böyle bir yükümlülüğünün de bulunmadığı, kaldı ki davalı kurumun yükleme esnasında mutlaka görevli bulundurması gerektiği, bu hale göre davalı kurum tarafından 07/03/2012 tarihli tutanaktan ötürü davacının herhangi bir kusuru bulunmadığı halde sözleşmenin feshinin haksız olduğu, fesih işleminden ötürü davacının kati teminatının irat kaydının da yerinde bulunmadığı, fesih nedeniyle davacının 64.335-TL kârdan yoksun kaldığı, her ne kadar davacı tarafından sözleşmeye konu malzemenin bedeli de talep edilmiş ise de, davacı tarafından fesih işleminin haksız olduğunun tespiti ve yoksun kalınan kâr davalıdan talep edildiğinden, sözleşme gereğince sözleşme bedeli olarak davalı kuruma ödenen bedelin iadesi isteminin yerinde bulunmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile, taraflar arasındaki teresubat ve kamyon kasa hurda malzemesi sözleşmesinin 02/04/2012 tarihinde haksız surette feshedildiğinin tespitine, sözleşme gereğince davalı kuruma verilen 9.900-TL kati teminatın davacıya iadesine, 64.335-TL yoksun kalınan kârın dava tarihi olan 08/05/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın ihale bedelinin iadesi isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm her iki taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, davacının fazla yatırdığı peşin harcın istek halinde iadesine, 08.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy