MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkilleri aleyhine ... 10. İcra Müdürlüğü' nün 2010/17249 sayılı icra dosyasından 15.150-TL bedelli bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, senette biri borçlu diğeri kefil olan müvekkillerinin davalıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, sözkonusu senedin davadışı bir şahsa satılan taşınmazın bedelinin alındığına dair sadece isim ve imzaları içerir şekilde teminat olarak o şahsa verilmek üzere düzenlenmiş bir senet olduğunu, bu satışa aracı olan davalının senedin boş kısımlarını doldurarak ve "nakden" kaydı yazarak kötüniyetle takibe koyduğunu, senette tahrifat olduğunu ve zamanaşımına uğradığını, davalının ayrıca müvekkiline nakden para verdiğini, ancak verilen bu paranın müvekkilinin alacağına mahsuben verilen bir para olduğunu beyanla, müvekkillerinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılardan ...' in müvekkilinden aldığı paraya karşılık olarak davaya konu senedi verdiğini, diğer davacının da kefil olduğunu, bononun üzerinde "nakden" yazılı olup, teminat amaçlı verildiği iddialarının yazılı delille ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddine ve davacılar aleyhine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davacıların davalıya hiçbir borçlarının olmadığını, takip dayanağı bononun davacılardan gayrimenkul alan davadışı ...' in ödediği paranın teminatı olarak davalıya verildiğini iddia ettikleri, açık senet verilmesinin geçerli olduğu, dava konusu senette ihdas sebebinin nakden olarak gösterildiği, bu tür bir senede karşı hatır def'ini ileri süren senet borçlusunun bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiği, davacıların bu iddiasının kanıtlanamadığı, davacı (senetteki asıl borçlu) ...' e senet aslı gösterildiğinde bu davacının bonoyu düzenlediklerini kabul ederek senedi teminat olarak davalıya verdiklerini beyan etmiş olduğu, davacıların daha sonradan mahkemeye sundukları davanın tamamen ıslahı dilekçesi ile takibe konu bononun teminat olarak verildiği iddiasını değiştirerek, senet altındaki imzaların kendilerine ait olmadığını beyan ettikleri, davanın tamamen ıslahı durumunda, dava dilekçesinden itibaren bütün usul işlemlerinin yapılmamış sayılmasının HMK 179. maddesi hükmü gereği olduğu, tamamen ıslah edilen davanın, ilk açılan davanın devamı niteliğinde olduğunun gerek öğretide gerekse yargısal kararlarda hakim görüş olduğu, ancak HMK 179/2. maddesi gereği davacının açık kabulünün ıslahla yok hükmünde sayılamayacağını ve ispat külfetinin davacılarda olmasına rağmen yazılı delil sunamadıkları belirtilerek, davanın reddine ve davalı tarafça davacıların kötüniyeti ispatlanamadığından davalının icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı delilleri arasında açıkça "yemin" deliline de dayanmış olup, teminat iddiası yönünden yemin deliline başvurup başvurmayacağı sorulup, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA. peşin harcın istek halinde iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.