MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili; taraflar arasında ticari ilişki kapsamında oluşan bakiye cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine müvekkilince alacağın tahsili için davalı borçlu aleyhine takip başlatıldığını, itiraz sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; yanlar arasındaki akdi ilişkinin temelini oluşturan satın alma anlaşması ve ticari şartlar anlaşmasının müvekkilince haklı şekilde fesholunduğunu, davacı tarafın takibe konu yaptığı alacağın ise fesih sonrası düzenlenen hizmet bedeli faturalarına ilişkin olup müvekkilince davacıdan bu faturalara konu hizmet alımı olmadığı gibi anılan faturaların da davacıya iade olunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; dosyaya delil olurak sunulan sözleşmeler, fatura içerikleri, fesih ihtarı ve tüm delilleri birlikte değerlendirilerek takibe konu alacağın dayanağını oluşturan faturalara ilişkin hizmetin akdi ilişki yürürlükteyken düzenlendiği ve içeriğindeki hizmetlerin verildiğinin kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının takibe itirazının iptaliyle takibin 22.580,00 TL üzerinden takipten itibaren bu alacağa %16 oranını aşmamak üzere faiz uygulanmak suretiyle takibin devamına, hükmolunan tutarın %40'ı oranındaki 9.032,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık mağaza açılış katılım bedeline ilişkin iki adet faturayla “Abrand” bedeline ilişkin bir adet faturadan kaynaklanmaktadır. Davalı vekili müvekkilinin dava konusu faturalar kapsamındaki hizmeti almadığını savunmuştur. Bu durumda anılan faturalar kapsamındaki hizmetin verildiğini ispat külfeti davacı tarafta olup, davacının bu hususu yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. 08.03.2013 tarihli bilirkişi heyetince düzenlenen ek raporun ikinci sahifesinde sadece mağazaların açılış tarihlerinin belirtilmesinin sözkonusu hizmetlerin fesih tarihinden önce verildiğinin ispatına yeterli olmamakla birlikte bu hususun mahkemenin takdirinde kaldığı açıklanmıştır. Fatura düzenlenmesi tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. O halde mahkemece dava konusu faturalar kapsamındaki hizmetlerin sözleşmenin feshi tarihinden önce verildiği yolundaki davacı iddiasının kanıtlanmasıyönünden varsa yazılı delillerini sunması için davacıya olanak tanınması ve tüm deliller eksiksiz olarak toplanıp hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, davacının iddiasının kanıtı olarak kabul edilen delillerin neler olduğu karar yerinde yeterince açıklanmadan eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy