MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, davalının keşidecisi dava dışı ... Ltd. Şti.’nin ciro yoluyla hamili bulunduğu 8.100,00 TL tutarlı bir adet çekin hamil tarafından müvekkili bankaya olan kredi borcunun teminatı olarak ciro edilmek suretiyle verildiğini ancak kredi borcunun ödenmediğini bunun üzerine davacı keşideci aleyhine müvekkilince çeke dayalı başlatılan takibe itiraz sonucu takibin durduğunu, oysa sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalının müvekkiline karşı sorumlu bulunduğunu belirterek, itirazın iptaliyle, takibin devamına ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre TTK'nun 644. maddesinde düzenlenen sebepsiz zenginleşme davasının bir yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bir yıllık sürenin çekin zamanaşımına uğradığı tarihden başlayacağı somut olayda zamanaşımına uğramış çeke dayalı icra takibinin bu bir yıllık süre dolduktan sonra yapıldığı ve böylece davacının 6762 sayılı TTK'nun 644. maddesindeki haktan yararlanamayacağı, anılan yasa maddesinde öngörülen yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık zamanaşımına uğramış çeke dayanılarak dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK’nun 644. maddesi çerçevesinde hamil tarafından girişilen icra takibine yönelik itirazın iptali istemini ilişkindir. Anılan yasa hükmüne göre hamil keşideci aleyhine sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak talebiyle takip yapabilir ve dava açabilir. Sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı bu tür uyuşmazlıklarda takip veya davanın çeke dayalı zamanaşımı süresinin dolduğu tarihten itibaren bir yıl içinde açılması gerekir. Bu bir yıllık süre zamanaşımı süresi olup mahkemece resen gözetilemez. Somut olayda davalı yanca zamanaşımı def’inde bulunulmadığına göre mahkemece işin esasına girilerek deliller eksiksiz olarak toplanıp hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy