MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
- K A R A R -
Davacı vekili, taraflar arasında akdolunan sözleşme kapsamında faturalar içeriğindeki malların müvekkilince davalıya satılarak teslim edilmiş ise de ayıplı olduğundan bahisle bedellerinin ödenmeyerek akdin davalı yanca feshedildiğini oysa mallarda bir ayıp bulunmadığının saptandığını, alacağın tahsili için aleyhine girişilen takibe davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satıma konu boruların ayıplı çıktığını ve bunun değişik iş tespit raporuyla saptandığını, bu durumda müvekkilinin davacıya borçlu bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; yanlar arasındaki alışverişe konu boruların ayıplı olduğuna dair değişik iş tespit raporu aldırılmış ise de satıma konu malların sözleşmeden önce teslim edildiği, tespite konu boruların bu borular olduğu, davacı yana ayıp iddiasıyla ilgili usulüne uygun ihbarın yapılmadığı ve satım sözleşmesinde ayıbın tespitine dair özel ispat düzenlemesi bulunduğu ve ayıbın ancak teknik üniversite raporuyla belirleneceği düzenlendiği halde bu ispat kuralına da uyulmadığı böylece satıma konu mal bedellerinin ödemediğinin saptandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının 75.237,55 TL üzerinden iptaliyle fazlaya dair istemin reddine, asıl alacak tutarı olan 75.237,55 TL'ye takip tarihinden itibaren %15 ve değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine, hükmolunan tutarın %40'ı oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davalıya satılan malların ayıplı olup olmadığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı noktalarında toplanmaktadır. Dava konusu faturalar 30.04.2012-31.05.2012 tarihleri arasında düzenlenmiş olup son fatura tarihinden itibaren 05.06.2012 tarihinde ayıp ihbarında bulunulduğu görülmüştür. Somut olayda uygulanması gereken 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesinde öngörülen sekiz günlük inceleme süresi içinde malın ayıplı olduğu tespit edilip bildirildiğine göre somut olay bakımından ayıp ihbarının süresinde olduğunun kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece taraflar arasındaki sözleşmenin “Tarafların Sorumlulukları” başlıklı bölümünün “c. Teknik İhtilaflar” kenar başlıklı maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle ayıp savunması üzerinde durulup yaptırılacak inceleme sonucunda alınacak raporun diğer tüm delillerle birlikte değerlendirilmesiyle varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy