MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmasız davalı vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmiş ancak 02.10.2012 tarihli ek kararla HUMK'nun 434/3. maddesi gereğince davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmiş, bu kararda davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmiş olmakla ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Dava, Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, verilen hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hükmü temyiz eden davalı vekilinin maktu temyiz harcı yatırdığı anlaşılmakla, nisbi karar temyiz harcını yatırması için, dosya mahkemesine geri çevrilmiştir.
Davalı vekilinin, belirtilen nisbi temyiz harcını yatırması için çıkartılan ve 12.07.2012 tarihinde tebliğ edilen meşruhatlı muhtıraya rağmen, nisbi temyiz harcının yatırılmaması üzerine, mahkemece, 02.10.2012 tarihinde davalı vekilinin temyiz isteminin reddine ve kararı temyiz etmemiş sayılmasına karar verilmiş, bu ek karar da davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Davalı vekilince çıkartılan muhtıraya rağmen nisbi karar temyiz harcı yatırılmadığından, 02.10.2012 tarihinde mahkemece temyiz isteminin reddine dair verilen ek karara yönelik duruşma istemli talep edilen temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın onanması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizi yönünden; dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı vekilinin yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: 1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan 02.10.2012 tarihli ek kararın, (2) nolu bentte belirtilen sebeplerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun bulunan esas hakkındaki hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davalıya iadesine, 12.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy